2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Değerlendirme Raporu

 

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bizzat hükümet tarafından derinleştirildiği, kadını eve hapseden uygulamaların yasal kılıflara büründürüldüğü ve geleneksel rollerin eğitim aracılığıyla pekiştirildiği 2015-2016 eğitim öğretim yılı cinsiyetçiliğin ve ayrımcılığın arttığı bir yıl oldu. Kız öğrencilerin eğitime erişimde yaşadıkları sorunlar toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirirken, bu eşitsizliği önlemesi gereken Milli Eğitim Bakanlığı çocuk istismarını meşrulaştıran, cinsiyet ayrımcılığını derinleştiren, karma eğitimi ortadan kaldıran uygulamalarına ve müfredatta kadını aşağılayan pratiğine bu yıl da devam etti.

Akademisyenlere Yönelik Her Türlü Yıldırma ve Sindirme Uygulamalarına Son Verilmelidir!

 

Hatırlanacağı üzere, “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayan 2212 akademisyen hakkında, Cumhurbaşkanı ve hükümetin baskısıyla gözaltı operasyonları yürütülmüş ve savcılık soruşturmaları başlatılmıştı. İmzaladıkları bildiriyle barış talebine ve iradesine sahip çıkan, hükümete ve TBMM’ye sorumluluklarını hatırlatan akademisyenler, üniversitelerinde soruşturmalara maruz kalmış, hukuksuzca işten atılmıştı. Son olarak ise 4 akademisyen, yaptıkları basın açıklaması nedeniyle tutuklanmıştı.