Baskı, Sürgün ve Soruşturmalar Son Bulmalı, “Cadı Avı” Derhal Durdurulmalıdır!

 

S


iyasi iktidarın eğitim başta olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarında etkisi hissedilen baskıcı, otoriter ve anti demokratik uygulamaları hız kesmeden devam etmektedir. Siyasi iktidar önünde engel olarak gördüğü tüm kişi ve kurumları etkisiz hale getirerek bertaraf etmek için elindeki bütün olanakları sonuna kadar kullanmakta, Eğitim Sen’i ve Eğitim Sen üyelerini yoğun baskı, sürgün ve soruşturmalar üzerinden sindirmeye ve hizaya getirmeye çalışmaktadır.

Sivas Katliamı’nın Ateşi 23 Yıldır Yüreklerimizi Yakıyor!

 

2 Temmuz 1993 tarihi, insanlık tarihine büyük bir utanç, zihnimize unutulmayacak bir kâbus olarak yerleşeli tam 23 yıl oldu. Sivas katliamı, 23 yıldır insani değerlerini yitirmemiş herkesin yüreğinde kanayan bir yaradır. Katliamda aktif rol oynayan katillerin avukatlarından bazıları sonraki yıllarda AKP’den milletvekili seçilmiş, bakan yapılmış, hatta Anayasa Mahkemesi üyesi olarak atanmıştır. Katillerin cezalandırılmaması için ciddi çaba harcayan siyasi iktidar davanın “zaman aşımı”na uğratılmasını sağlayarak katillerin cezasız kalmasına önemli bir katkı yapmıştır.

İstanbul Atatürk Havalimanı’nda Yaşanan Saldırıyı Lanetliyoruz!


Güvenlik önlemlerinin en üst düzeyde alındığı iddia edilen İstanbul Atatürk Havalimanı’na yönelik 28 Haziran 2016 tarihinde acımasız bir saldırı gerçekleşmiş, resmi açıklamalara göre 41 kişi hayatını kaybetmiş, 147 kişi yaralanmıştır. Eğitim Sen olarak İstanbul’da bu insanlık dışı saldırıyı gerçekleştirenleri ve arkasındaki güçleri lanetliyor, yakınlarını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Öğretmenlere Tek Kitaplı, Tek Gündemli Seminer Dayatmasını Neden Kabul Etmedik.


Değerli Eğitim Emekçileri,

Bugüne kadar öğretmenlerin düşüncelerine, taleplerine, iradelerine önem vermeyen, “ben yaptım oldu” diyerek hareket etmeyi kendisine ilke edinen Milli Eğitim Bakanlığı, bu tavrını seminer çalışmalarında da sürdürüyor.

 

Konu başlıklarının belirlenmesinden, tartışma materyallerinin seçimine kadar Bakanlığın hangi kriterlerle hareket ettiği, bu konu başlıklarıyla eğitimin hangi sorunlarına çözüm üretilmek istendiği dahi belli değildir. Belli olan tek şey, MEB’in seminer çalışmalarını dahi AKP’nin siyasi çıkarlarına hizmet edecek şekilde oluşturmuş olmasıdır.

29 Haziran’da Öğretmenlere Tek Kitaplı, Tek Gündemli Seminer Dayatmasını Neden Kabul Etmiyoruz?



Değerli Eğitim Emekçileri,

 

Bugüne kadar öğretmenlerin düşüncelerine, taleplerine, iradelerine önem vermeyen, “ben yaptım oldu” diyerek hareket etmeyi kendisine ilke edinen Milli Eğitim Bakanlığı, bu tavrını seminer çalışmalarında da sürdürüyor.