Halkın Taleplerine Kulak Vermeyen, Demokratik Tepkilere Saldırı ile Yanıt Veren "Hükümet Terörünü" Kınıyoruz!

Gezi Parkı`na AVM yapılmasına karşı 15 gün önce Taksim`de başlayan ve kısa süre içinde Türkiye`nin dört bir tarafında yayılan eylemler bütün hızıyla sürmektedir. Eylemlerin başından itibaren Başbakan`ın yaptığı kışkırtıcı ve provokatif açıklamalar sonrasında yaşanan polis şiddeti, Başbakan`ın provokatif konuşmalarıyla birlikte "hükümet terörü" haline gelmiştir.

 

 

Başbakan`ın "direnişe son verin yoksa anladığınız dilden konuşuruz" tehditlerinin ardından, direnişin 15. gününde sabahın erken saatlerinde binlerce çevik kuvvet polisinin biber gazı ve TOMA`larla Taksim Meydanı‘na girmesi sonucu yine yüzlerce direnişçi yaralanmıştır. Saldırılar sadece Taksim ile sınırlı kalmamış, Çağlayan Adliyesi‘nde de Gezi Parkı direnişçilerine destek vermek isteyen avukatlara polis saldırmış ve çok sayıda avukatı gözaltına almıştır. Siyasi partiler, gazeteciler, sanatçılar hedef gösterilmiş yeni kurbanlar seçilerek siyasi parti binaları basılmıştır.

 

Yıllardır başta toplumun örgütlü kesimleri olmak üzere, halkın en temel taleplerine kulaklarını tıkayan AKP hükümeti ve Başbakan, yaşam alanlarını korumaktan başka bir amaç taşımayan, yıllardır sesi kısılan, yok sayılan toplum kesimlerinin yaşam alanlarını korumasına saygı duymak yerine hakaret etmeyi sürdürmüş, hükümeti ve Başbakanı protesto eden milyonları açıkça tehdit etmekten çekinmemiştir. Birkaç gündür süren tehditler bugün polis saldırısı ve hükümet terörü olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Başbakan`ın giderek sertleşen üslubu üzerinden toplumu germesi ve Türkiye halkını "kin ve düşmanlık duyguları üzerinden" tahrik ederek iç savaşı kışkırtan söylemlerle bölmeye çalışması, halka yönelik açık bir provokasyon haline gelmiştir. Ne polisin dizginsiz terörü, gazı ve sopası, ne Başbakan Erdoğan`ın tehdit ve hakaretleri milyonlarca insanın protesto ve gösterilere katılmasını engelleyememiştir asla engelleyemeyecektir.

 

AKP`nin 11 yıldır büyük bir baskıyla örmeye çalıştığı korku imparatorluğunun duvarı yıkılmaya başlamış, milyonlarca insan, polis saldırılarına, biber gazına, bombaya rağmen, AKP ve Başbakan`ın önünde diz çökmemiş, baskı ve tehditlere boyun eğmeyeceğini göstermiştir.

 

Başbakan yaptığı açıklamalar ile iktidar gücünü kullanarak, emrindeki polisi halkın üzerine salarak, halka karşı açık bir savaş başlatmış durumdadır. Yıllardır iktidarın baskıcı ve otoriter uygulamaları altında ezilen halklar, ne başbakanın tehditlerine ne de polisin faşizan saldırılarına pabuç bırakmayacaktır.

 

Eğitim Sen olarak başbakanı kışkırtıcı açıklamalarına son vermeye, hükümet terörünü bir an önce durdurarak, halkın demokratik taleplerini karşılamaya çağırıyoruz. 

 

Çanakkale Eğitim Sen Yürütme Kurulu