Kendi Halkına Savaş Açan İktidarı Kınıyoruz

Ortadoğu da savaş çığırtkanlığı yapan ve bir türlü savaş çıkaramayan AKP iktidarı çözümü halkına savaş açmakta bulmuştur. Yaşanılan demokrasiye “İleri Demokrasi” demek yetmez yaşanan Cop ve Kimyasal silah (Gaz) soslu faşizmdir. Demokratik mücadele amacı dışında her türlü etkinliğe açık alan Taksim ve Gezi Parkı halka kapalıdır.

 

            Yetimin başını okşayarak öteki dünyaya EFT (Elektronik Fon Transferi, para gönderilmesi) yapan, insanlara kendi din anlayışını yasalarla dayatan iktidar doğayı ve bundan hareketle yeşili korumaya çalışanları yani kar hırsı önünde duranları gördüğünde şiddet uygulamaktan geri durmamaktadır.

            Çok Uluslu Şirketlerin taşeronluğunu yapan iktidar ülkede satılacak ne varsa satmaya devam etmektedir. Adı “Taksimi Yayalaştırma Projesi” olan fakat aslında Taksimde halka ve emekçilere ait bütün değerleri yok ederek “Taksimi Piyasalaştırma” projesi uygulamaya konulmuştur. Taksim ile ilgili çalışmalarda kamu çıkarı, doğaya saygı, halkın isteği, bilim insanlarının görüşü, yeşilin korunması hiçe sayılarak Taksim büyük bir Alış Veriş Merkezi (AVM) insanlarda bir şeyler alıp satan şeylere dönüştürülmek istenmektedir. Taksim şimdi hükümetin halkına savaş açtığı meydandır. Bu savaşın şimdilik içinde bir milletvekilinin de olduğu onlarca yaralısı vardır bir ölümden de bahsedilmektedir. Kendinden geçmişçesine halka saldıran ve sonra hatıra fotoğrafı çektiren bu polis ordusu kimin? Biz bu zulme karşıyız.

 

            AKP iktidarı;

 

Kendi halkına savaş açarak,

 

Kamu yararını dikkate almayarak,

 

Mahkeme kararlarını uygulamayarak,

 

İnsanları sorgusuz sualsiz hapiste tutarak,

 

Kaz Dağı ve Biga Yarımadası başta olmak üzere doğal güzellik ve kaynakları kar hırsı ile yok ederek,

 

Hastanelerden sonra okulları da satmaya çalışarak,

 

Türkiye’nin her köşesini olduğu gibi dereleri ve suları satarak,

 

Emperyalist güçlerin savaş taşeronluğunu yaparak,

 

Açlık sınırı altında asgari ücret vererek,

 

THY da grev kırıcılığı yaparak,

 

Mahkeme kararlarına rağmen işçileri işine almayarak,

 

Emekçilerin çoğunu yoksulluk sınırının altında ve açlık sınırına yakın çalıştırarak,

 

Farklılıkları yok sayarak,

 

Halkına kimyasal silah (gaz) kullanarak,

 

Halkın vergileri ile maaş alan güvenlik kuvvetlerine halkı dövdürerek,

 

Gezi parkında yeşili ve doğayı korumak isteyen halkı yerlerde sürükleyerek,

 

Kendi maaşını veren halkı değil şirketlerin çıkarlarını gözeterek,

 

Çalışanların iş güvencesini kaldırmak isteyerek,

 

Halkı döverek yönetmeye çalışarak,

 

…………….

 

…………….

 

            Ve onlarca uygulamasıyla meşruiyetini yitirmiştir.

 

 

 

Hükümet istifa

 

Hükümetin bundan sonra yapabileceği en doğru davranış istifa etmektir.

 

Böl ve yönet yönteminin en iyi uygulayıcısı olarak AKP iktidarının sonu gelmiştir.

 

Yeter artık ülkemizi ve değerlerimizi talan edemezsin.

 

Hükümet istifa.

 

Dışarıda iktidarsızlar ülkede iktidar olamaz;