Roboski Katliamının Ardından Bir Yıl Geçti, Sorumlular Halen Korunuyor!

Şırnak`ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde, çoğu çocuk 34 kişinin, hava bombardımanıyla katledilmesinin ardından bir yıl geçti.

 

Bombalananlar bu ülkenin yurttaşlarıydılar. Bomba yağdıran uçaklar da başka bir yerden değil, bu ülkenin topraklarından havalanmıştı.

Devlet, savaş uçaklarıyla kendi yurttaşlarının üzerine bomba yağdırmıştı. Bombardımanın ardından yaşamını yitirenlerin büyük bölümü 18 yaşın altındaydı. Katırlarla mazota gitmişlerdi. Daha önce onlarca, yüzlerce kez yaptıkları gibi. Mazota gittiklerinden yakınlardaki karakolun haberi vardı. Daha önce hep olduğu gibi. Hatta bombardıman başladığında köydekiler karakolu telefonla aramışlardı, "bunlar bizim çocuklarımız" diye. Karşıdaki ses, biliyoruz demişti. Buna rağmen bombardıman kesilmemiş, devam etmişti. Bu kadar da değil. Sabah saatlerine kadar bombardıman bölgesine ambulansların gidişi engellenmişti. Böylece bombalarla yaşamını yitirenlere, soğuktan ve kan kaybından yaşamını yitirenler de eklenmişti.

Katliam haberi, görüntüleriyle birlikte internette yayınlanmasından, uluslararası medyada yer almaya başlamasından saatler sonra bile bu ülkenin tekelci medyasında görülmemişti. Haber değeri taşımamıştı! Artık görmezden gelmenin imkânı kalmadığında ise kafa karıştırmaya yönelik "kaçakçı mı/terörist mi" gibi vicdansız nitelemeler kullanılmıştı.

Aradan geçen bir yıl içinde resmi mercilerin bütün yapıp ettikleri bu tutumun çeşitli biçimlerini sergilemekten öteye gitmedi. Başbakan, orta yerde katledilmiş 34 can varken, Genel Kurmayı kutladı. Bir özür dilemeyi dahi çok gördü.

Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, olayın faillerini, bombalama emrini verenin hangi makam olduğunu ortaya çıkarmaktan ibaret olan işini, nedense bir yıl boyunca tamamlayamadı. Bir yıl sonunda anlaşılıyor ki, çoğunluğunu iktidar partisi temsilcilerinin oluşturduğu komisyonun kendine biçtiği misyon, gerçeği açığa çıkarmak değil, üzerini örtmekten ibaretti. Nitekim koca bir yılın ardından, bombardıman emrinin kim tarafından verildiği sorusu halen yanıtsız!

Bu arada hiçbir şey olmadı mı? Oldu tabi. Başbakan, katliamın sorumlularının açığa çıkarılmasını isteyenlere "Yatıp kalkıp Uludere diyorlar" diye çıkıştı, Roboski diyenleri, terörist ağzıyla konuşmakla itham etti. Bu arada "her kürtaj bir Uludere`dir" vecizesini sarf etti.

Sorumluların açığa çıkarılmasından itinayla imtina edilmesine, geride kalanlara bir özrün çok görülmesine karşın, her can için bedel ödemeyi teklif ettiler. Yoksul Roboskililerin, alacakları tazminat karşılığında susmalarını ve unutmalarını istediler. Roboskililerin bunu reddetmesine ise bir türlü anlam veremediler. "Parasını verdik daha ne istiyorsunuz" manasına gelecek sözler sarf etmeleri bundandı.

Roboskililerin istekleri çok basit aslında: 34 vatandaşın katledilmesi kimin, kimlerin, hangi devlet kurumlarının sorumluluğunda gerçekleşti sorusunun yanıtı ve bir de özür. Bunu sadece Roboskililer değil, bu ülkede insanlığını, onurunu, vicdanını korumak isteyen herkes istiyor. 34 canın katli orta yerde kaldıkça kimsenin vicdanı, onuru, insanlığı yara almadan kurtulamaz çünkü.

Tarihe pek çok despotik uygulamayla geçen Demokrat Parti bile 33 kurşunun sorumlusu durumdaki General Mustafa Muğlalı`yı yargılayıp mahkûm edecek basireti gösterebilmişti. AKP, bir yıldır bu doğrultuda bir adım atmadı.

Eğitim Sen olarak, Roboski katliamının sorumluları bulunana, yargı önüne çıkarılana kadar, bu katliamı unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı bildiriyoruz.

 

ŞUBE YÜRÜTME KURULU