2013’e Temiz Girmek İstiyoruz: Laçiner İstifa

Genelde Ortadoğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) yerelde ise Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde (ÇOMÜ) gelişen olayları hayret ve kaygı ile izliyoruz.

 

                Üniversiteler; özerkliğin, özgür düşüncenin, sınırsız sorgulamanın, düşünce özgürlüğünün, özgün düşünce üretiminin ve bütün bunlardan hareketle, doğruyu arama çabasının olması gereken kurumlardır. Üniversitelerin doğruyu ve gerçeği arama çabası, yüzyıllardır insanlığı aydınlatmakta ve daha iyi geleceği göstermektedir. Bu gerçeği gören, Türkiye Cumhuriyeti kurucu iradesi, “Hayatta en doğru yol gösterici bilimdir” yaklaşımını, ülkenin kuruluş felsefesi olarak belirlemiştir. Uygarlık tarihinde olduğu gibi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde de, aydınlanma ve doğruların toplum tarafından bilinmesinden korkan güçler, bilimi ve onu temsil eden üniversiteleri hedef olarak seçmiştir. Yakın tarihimizde yaşanan ve etkileri şekil değiştirip artarak devam eden 12 Eylül “faşizmi”, ilk hedef olarak üniversitelere ve oradaki özgür bilimsel ortama saldırmıştır. Güncel durumda da toplumun düşünmesini, kendisini ifade etmesini ve aydınlanmasını istemeyen düşünce tarzı, üniversiteleri hedef olarak belirlemiş durumdadır.

 

                ODTÜ de gerçekleşen olaylar, hükümetin/devletin düşünce özgürlüğü ve bilime bakış açısını, açık bir şekilde anlatmaktadır. Unutulmamalıdır ki; düşünce özgürlüğü ve bilime saygı olmadan, bir toplumun özgür ve onurlu bir şekilde var olması mümkün değildir.

 

                Türkiye genelinde, üniversitelere olan saldırı, ÇOMÜ’de bir insanlık ayıbı haline dönüşmüştür. ÇOMÜ rektörlüğü tarafından gerçekleştirilen akıl, mantık, vicdan ve insanlık dışı uygulamaları üzülerek izliyoruz. ÇOMÜ rektörlüğü;

 

Üniversite çalışan, öğrenci ve akademisyenlerini, bizden ve bizden olmayan, diye bölerek ayrımcı tutumu,

 

Üniversite çalışan, öğrenci ve akademisyenlerinin haklarını verirken taraflı davranması,

 

Kendisinden olmayanları, boyun eğmeyenleri ötekileştirme, itibarsızlaştırma ve aşağılama yaklaşımı,

 

Kişileri işten atarak, en temel hak olan, çalışma haklarını ellerinden alması,

 

Bütün idari personel yükselmelerinde, hakların korunması ve hukukun uygulanması yerine yandaşlarının kayırılması,

 

Bütün akademik yükselme ve özlük haklarının kullanılmasında yalnızca yandaşlarına fırsat tanınması,

 

Üniversite öğrenci, idari ve akademik personelinin cezalar ile yıldırılmaya çalışılması,

 

Yıldırma çabalarının yetmediği durumlarda, sürgün ve hatta işten atmaya kadar varan uygulamaların gerçekleştirilmesi,

 

Oluşturulan yandaş basın ile, üniversitelilerin hedef gösterilmesi, taciz edilmesi, yıldırılması, baskı altına alınması,

 

Hukukun yavaş işlemesi kullanılarak, suçsuz insanların fiilen cezalandırılması,

 

Hukukun verdiği kararlar uygulanmayarak ya da geç uygulanarak cezalandırılmaların gerçekleştirilmesi,

 

Üniversite’de bilim ve eğitime kaynak ayrılmaması,

 

Üniversite içinde, çalışma barışının bozulması yetmiyormuş gibi, Çanakkale kenti ile de kavga edilmesi,

 

Çanakkale halkının yaşam şekli ile, alay edilmesi,

 

Üniversiteyi olduğu kadar, Çanakkale’yi de, kafalarına göre düzenleme çabası içinde olunması,

 

ve bütün bunlar yetmiyormuş gibi, insanların yaşam haklarının hedef alınması, bardağı taşıran son damla olmuştur. ÇOMÜ rektörlüğü hak kayıplarına neden olmasının ötesinde insanların yaşamlarının sona ermesine neden olan uygulamalara imza atmaktadır.

 

 

 

                Burada artık söz bitmiştir. Çanakkale halkının bu duruma duyarsız kalması söz konusu olamaz. Bizlerin vergileri ile görev yapanların, akıl, bilim ve insanlık dışı uygulamalar ile özgürlüklerin engellenmesi, hakların kısıtlanması, toplumu ötekileştirilmesi, çalışma barışının bozulması, düşmanlığın körüklenmesi ve bütün bunlar yetmiyormuş gibi, yaşam şeklimiz ile yaşam haklarımıza saldırmaya başlaması kabul edilebilir bir durum değildir.

 

Bizler aşağıda isimleri bulunan kuruluşlar, demokratik kitle örgütleri ve kentin bileşenleri olarak; bütün herkesi toplumun aklı, vicdanı ve heyecanı olan üniversitelere sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bu amaçla 29 aralık 2012 cumartesi günü, saat 13:00 da Salı pazarından başlayıp, Cumhuriyet Meydanında sonlanacak mitingimize bekliyoruz.

 

 

 

Çağdaş Gazeteciler Derneği

 

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)

 

İnsan Hakları Derneği (İHD)

 

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)

 

Tabip Odası

 

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)

 

Üniversite Konseyleri Derneği (ÜKD)