Sorunlarımıza kalıcı çözümler üretilmesini istiyoruz!

 

Her 24 Kasım’da öğretmenliğin kutsallığından, “onurlu bir meslek” olduğundan söz ediliyor. Ancak yüz binlerce eğitim emekçisinin sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmek yönünde herhangi bir adım atılmıyor, öğretmenlerin gerçek sorunları tartışılmıyor.

 

 

 

10 yıllık AKP iktidarı döneminde eğitim emekçilerinin çalışma koşullarında ve özlük haklarında bırakalım iyileştirme yapılmasını, var olan haklarımızı ortadan kaldıran bir dizi düzenleme hayata geçirildi.

 

 

 

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer; “Öğretmenler 3 ay tatil yapıyor, öğretmenlerin yeterliliklerini ölçeceğiz” diyerek kamuoyunda öğretmenlik mesleğin küçümseyen ve aşağılayan ifadele kullanmaktan çekinmedi. Yine Başbakan öğretmenlerin az çalışıp çok maaş aldığını iddia ederek, öğretmenleri aşağılamaktan geri durmadı.

 

 

 

Öğretmenlerin, okul idarecilerinin ve hizmetlilerin daha fazla çalışabilmelerinin önünü açmak, birbiriyle rekabet eder hale getirmek ve çalışmalarının her aşamasında denetlenmelerini sağlamak amacıyla gündeme getirilen eğitimde performans değerlendirme uygulamaları önümüzdeki dönemden itibaren uygulanmaya başlanacak.

 

 

 

Öğretmenler asli görevleri olan ders anlatma dışında Öğrenci Koçluğu, Eğitim Harcamaları Anketi (TEFBİS), İlköğretim Kurumları Standardı Anketi (İKS), mahallelerde okuma yazma bilmeyenlerin tespiti çalışması gibi ek çalışmaları yapmaya başladılar. Bunlar yetmiyormuş gibi ADEY, RİDEF, RİTA, Afet Yönetimi ve Aile Öğretmenliği gibi uygulamalarla, öğretmenleri mesai saatleri dışında angarya ve esnek çalıştırmaya dönük adımlar hızlandırılıyor. Performans değerlendirme ve angarya çalıştırma uygulamaları ile öğretmenler, sınıfındaki öğrencisiyle ilgilenemeyecek duruma getirilmek isteniyor.

 

 

 

‘’Kamuda eşit işe eşit ücret’’ ilkesini düzenleyen 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile öğretmenlere herhangi bir ücret artışı yapılmadı. 10 yıllık AKP iktidarı döneminde eğitim emekçileri net maaş üzerinden bakıldığında kamu emekçileri içinde maaşı en az artan kesim haline geldi. On binlerce öğretmen emekli maaşı ile geçinemeyeceğini düşünerek emekli olmak istemiyor.

 

 

 

AKP hükümeti kamuda yaşanan dönüşüm uygulamalarına paralel olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapılmak istenen değişikliklerle iş güvencemizi kaldırmanın ve bizleri göstereceğimiz bireysel performansa göre çalıştırmanın hesaplarını yapıyor.

 

 

 

Bir taraftan eğitim emekçileri esnek, güvencesiz ve angarya çalışmaya mahkum edilmek istenirken, diğer taraftan 300 bini aşkın işsiz öğretmen kadrolu olarak atanmayı ve mesleklerini yapmayı bekliyor. Bugüne kadar 36 işsiz öğretmen ataması yapılmadığı için intihar etti. AKP hükümeti halen çalışan ve atama bekleyen öğretmenlerin taleplerini görmezden gelmeye devam ediyor.

 

 

 

Son yıllarda enflasyonun düşmesi, ekonominin büyümesi ve milli gelirin artması ile övünenler, iş büyümeden elde edilenlerin paylaşımına gelince bizleri, eğitim ve bilim emekçilerini unutmaları, yok saymaları kabul edilemez.

 

 

 

Eğitim Sen, Türkiye’nin dört bir yanında, yıllardır yaşadıkları bütün olumsuzluklara rağmen fedakarca çalışan eğitim emekçilerinin, insanca yaşayabilecekleri bir yaşam ve nitelikli eğitim yapabilmesinin mücadelesini vermeyi tüm engellemelere rağmen sürdürmeye kararlıdır.

 

 

 

Tüm eğitim ve bilim emekçilerini 24 Kasım’larda hamasi nutuklar atanların değil, hak ve çıkarları için mücadele edenlerle birlikte alanlara davet ediyoruz.

 

 

 

24 Kasım’da Alanlardayız

 

Çanakkale EĞİTİM SEN