1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ KUTLU OLSUN.

Değerli Basın Emekçileri ve Çanakkale Halkı;

Kaygı ile izliyoruz ki; 1 Eylül Dünya Barış günü Türkiye ve komşu ülkeler açısından savaş ve söylemlerin artığı çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde karşılanıyor ve yaşanıyor. Dünya genelinde olduğu gibi, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı yeniden şekillendirmek isteyen ve başını ABD’nin çektiği tekelci emperyalist devletler bu politikalarını esas olarak Türkiye üzerinden gerçekleştirmek istemektedirler.

 

İktidardakiler çatışmacı, savaş kışkırtıcı bir politik rüzgâra kapılarak, ülkeyi tüm komşu ülkelerle giderek artan sorunlar yaşar duruma getirmişlerdir. “Komşularla Sıfır Politika” söylemi ile siyaset yapacağını ifade eden iktidarın geldiği nokta savaş taşeronluğu yaparak “kurtlar sofrasından” kemik kapma telaşıdır. Türkiye’yi yöneten mevcut hükümet en gözü kara haliyle bu emperyalist politikalara bağlanmış eklemlenmiş durumdadır. Hükümetin uyguladığı iç ve dış politikalar giderek artan ölçülerde içeride ve dışarıda çatışma ve savaş riskini artırmakta, ülkeyi sonu belirsiz ve halkların yararına olmayan, bir bütün olarak yaşadığımız coğrafyayı istikrarsızlaştıran, bir serüvene sürükleme görüntüsü sunmaktadır.

Bu durumun en somut sonucu Türkiye’nin Suriye ile savaşma ya da diğer bir ifadeyle savaştırılma noktasına gelmesidir. Kuruluş felsefesinde “Yurtta Barış Dünyada Barış” olan bir ülke emperyalizmin taşeronu olamaz. Emperyalizmin paylaşım sofrasından pay kapacaklarını sananlar bilmelidir ki Türkiye’ye düşecek ancak insanlarımızın ölmesi olacaktır.

Bu sürecin sonucunda ABD başta olmak üzere silah şirketleri karını üç (3) kat artırmıştır. Bundan da açıkça görüleceği gibi savaşın ve buna bağlı silah satışının kazananı emperyalistler, daha net bir ifadeyle silah/kan tüccarlarıdır. Kam içici silah tüccarlarının karlarının artırılması için etnik köken, cinsel kimlik, dini tercih, mezhep başta olmak üzere her türlü farklılık kullanılmaktadır.

Bu genel tablodan hareketle 1 Eylül Dünya Barış Günü, ülke, bölge halkları ve bütün dünya açısından son derece yaşamsal önem kazanmıştır.

Emperyalist merkezlerin savaş kışkırtıcı bölge hükümetlerinin politikalarına karşı halkların barış talebi uğruna daha fazla seslerini yükseltebilmek göreviyle, sorumluluğuyla karşı karşıyadır.

BİZLER BARIŞ İSTİYORUZ, ÇÜNKÜ İNSANIZ!

Biliyoruz ki başta yaşam hakkı olmak üzere, insan hakları ihlallerinin en yoğun yaşandığı dönemler savaş ve çatışma dönemleridir.

Çünkü

Ülkemizde, herkesin farklılıklarını eşit ve bir arada yaşayabildiği, bu güzellikten hareketle antiemperyalist mücadelenin verilebildiği bir ortam istiyoruz. Ülkemizde çatışma ve/veya şiddetin gerekçesi haline getirilen; farklı din ve mezhep aidiyeti, Kürt Sorunu, cinsel kimlik, cinsel tercih gibi konuların evrensel insan hakları, akıl ve bilimin yol göstericiliğinde bir yaklaşımla bakıldığında sorun değil güzellik kaynakları olduğu görülecektir. Komşu ülkelerle, karşılıklı yarar ilkesine dayalı, iç işlerine karışmadan eşit, dostça bir arada yaşamak istiyoruz.

Barış istiyoruz, çünkü savaşın insanlığın bütün tarihsel birikimlerini, değerlerini, eserlerini yok ettiğini biliyoruz, gördük ve yaşadık…

Barış istiyoruz, çünkü savaşların doğayı ekolojik dengelerini, bütün canlı hayatı geriye dönülemez biçimde tahrip ettiğini yok ettiğini biliyoruz, gördük ve yaşadık.

Barış istiyoruz, çünkü savaşların halklar arasında dostluk, dayanışma, sevgi, duyguları parçaladığını biliyoruz.

Savaşların halkları ve ülkeleri yoksullaştırdığını sosyal, toplumsal ekonomik maliyetlerin büyük olduğunu bildiğimiz için barış istiyoruz.

Savaşın yalnızca bir avuç silah tekelinin ve onların çanak yalayıcılarının çıkarına olduğunu bildiğimiz için barış istiyoruz.

Gerçek barışın insana, insanlığına, doğaya ve hayata uygun olduğunu bildiğimiz için barış diyoruz, barış istiyoruz.

Değil birkaç tek bir Memet’ in değil ölmesi burnunun bile kanamaması, tek bir Kürt gencinin ölmemesi için barış diliyoruz.

Nereden gelirse gelsin her türlü şiddet ve savaşa karşıyız. Farklı dillerin kültürlerin, kimliklerin barış içerisinde birlikte eşit yurttaşlar olarak yaşaması için barış istiyoruz.

SİLAHLAR SUSSUN, HEMEN ŞİMDİ BARIŞ

 

 

Katılımcılar:

ÇANAKKALE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

ERENKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI

HALKEVLERİ

HALKLARIN DEMOKRATİK KONGRESİ

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALRI KONFEDERASYONU (KESK)

ÖĞRENCİ KOLLEKTİFLERİ

PİRSULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ

SAĞLIK EMEKÇİLERİ SENDİKASI  (SES)

TÜRKİYE MİMARLAR VE MÜHENDİSLER ODASI BAŞKANLIĞI