Terörün Her Çeşidini ve Kimden Gelirse Gelsin Kınıyoruz

Değerli basın emekçileri ve Çanakkale kamuoyu. En insanlık dışı eylemlerden biri olan terör olayları son günlerde Türkiye ve dünyada giderek artmakta(arttırılmakta)dır. Bu durumun bir acı sonucu olarak 20 Ağustos 2012 tarihinde Gaziantep’te yaşanan bombalı saldırıda dokuz (9) yurttaşımız yaşamını kaybetmiştir.

Bu üzücü olay nedeniyle Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) Çanakkale Şubesi yürütme kurulu olarak terör ile ilgili görüşlerimizi paylaşmak istedik. Terörün her çeşidini, kimden gelirse gelsin kınıyoruz. Terörü yok etmenin en önemli yolu olarak inadına ve her şeye rağmen barış ve emek mücadelemizi yükseltiyoruz. Bu tür çabaların, terör mağduru insanların acısını azaltmayacağının, ancak yeni acıların oluşmasının önlemesine katkısı olacağının bilincindeyiz.

            Herkesin istediği gibi anlamak istediği “terör” kelimesini öncelikle tanımlayarak neye karşı olduğumuzu net ortaya koymak istiyoruz. Terör: (Fr. Terreur) a. Yıldırı/Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma tehdiş: “Terör olaylarının tedirgin, sancılı seyircileriyiz.” -A. Ağaoğlu olarak tanımlanır. Terör bu kapsamda tanımlandığına göre terör olaylarından örnek vermek yerinde olacak:

Acısını sıcak ve yakıcı olarak yaşadığımız Gaziantep’te dokuz (9) vatandaşımızı öldüren bombalı saldırı.

Bayramlaşma ziyaretlerinde bir partinin diğer partiler tarafından ziyaret edilmemesi.

Askerlerin şehit edilmesi.

Köylerin boşaltılması.

Faili meçhul/bilinen cinayetlerin aydınlatılmaması. Aksine aydınlatılmayan faili meçhul/bilinen cinayetlere yenilerinin eklenmesi.

Farklı inançta diye insanların yakılması ve/veya tehdit edilmesi.

Toplumsal sorunlara çözüm üretmek yerine gerginliği/çatışmayı kışkırtıcı bir yaklaşımla açıklamalar yapılması.

Habercilerin değişik şekillerde tehdit edilerek toplumun doğru, tarafsız ve hızlı haber alma hakkının engellenmesi. Daha da acısı bu eylemin devlet görevlileri tarafından yapılıyor olması.

Kadınların kişilik ve kimliklerine sahip çıkma istekleri nedeniyle öldürülmeleri başta olmak üzere çok değişik baskılara uğramaları.

Kadın cinayetleri sayısının 2012’nin ilk altı ayında 2011 yılı toplamına ulaşması.

Eğitim kurumlarında zorunlu din eğitimi verilmesi.

Emekçilerin büyük kısmının açlık sınırına yakın ücretlerle çalıştırılması.

İşsizliğin artması ve iş güvencesinin olmaması.

Terörü önlemekle görevli olanların söylem ve eylemleriyle terörün artmasına ortam hazırlaması. Terör olaylarının önlenmesiyle ilgili hiçbir öneri getirilmemesi.

Barış için çaba verilmemesi.

Her konuda giderek artan sınavlara girenlerin bu sınavların tarafsız yapıldığına güvenlerinin kalmaması.

Bilimsel gerçekler, toplumsal tepki, meslek kuruluşlarının tepkilerine rağmen sağlık hizmetlerini paralı hale getirerek sağlık hakkının kullanımının engellenmesi.

Bilimsel gerçekler, toplumsal tepki, meslek kuruluşlarının tepkilerine rağmen eğitim sisteminde yapılan ve 4+4+4 olarak adlandırılan değişiklikle toplumun yıldırılarak tek tip insan yetiştirilmek istenmesi.

Başbakanın “Dindar gençlik yetiştireceğiz” diyerek belli inanç ve mezhepten olmayanları baskı altına alması.

Mahkeme kararlarına rağmen insanların aile bütünlüklerinin bozulması ve huzurlu bir ortamda çalışma haklarının engellenmesi.

Yönetici konumdakilerin yetkilerini keyfi ve hukuk dışı kullanarak kişilerin özlük haklarını engelleme yoluyla terör uygulaması.

İmam Hatip okullarının “Şimdi sıra bizde” söylemleriyle belli bir din ve mezhebi kapsayacak ve belli bir siyasi görüşün arka bahçesi olacak şekilde artırılmaya çalışılması.

Görevi halkı korumak olan polisin halka karşı keyfi ve orantısız güç kullanması. Değişik acı ve çirkin örneklerde olduğu gibi gerekirse (?) öldürmesi.

İnsanlara içki içtiği için saldırılarak kimliği çok iyi bilinen kişilerce saldırılması. Bu saldırganların bulun(a)maması.

İnsanların yıldırmak (terör) amaçlı olarak sorgulanmaksızın uzun süre hapiste tutulması ve hukuki sürecin keyfi olarak uzatılması.

Daha düne kadar mağdur olduklarını söyleyenlerin yetkiyi ele geçirdiklerinde kat ve kat fazla terör uygulamaları.

Bir ülkenin bir başka ülkeye “demokrasi” getirmesi.

Benim teröristim iyidir mantığının uygulanması.

Terör olaylarının arkasındaki çıkar ilişkilerinin, kar hırsının, silah ticaretinin gizlenmesi.

………………………………………………………………

…………………………………………………………………

En önemlisi/acısı da bizlerin yani halkın gerçekleri görmek için emek vermek yerine, at gözlüğü takmış gibi, yalnızca gösterilenle yetinmesidir.

            Terör olaylarından en fazla kadınlar, çocuklar, yoksul halk ve emekçiler zarar görmektedir. İşte bütün bu nedenlerle biz EĞİTİM SEN Çanakkale Şubesi olarak terörün her çeşidini ve kimden gelirse gelsin kınıyoruz. Emeğin karşılığını aldığı ve barışın egemen olduğu bir Türkiye dünya için mücadelemizi devam ettireceğiz. Terör olaylarının gerçekleştiği günler aynı zamanda savaş çığırtkanlıklarının artarak yeni terör olaylarına ortam hazırlandığı süreçlerdir. Halkımız ve emekçileri bu kışkırtmalara karşı uyanık olmaya çağırıyoruz. Çanakkale, Türkiye ve dünya kamuoyunu terör konusunda gerçekleri görmeye ve barış için emek vermeye davet ediyoruz.

EĞİTİM SEN Çanakkale Şube Yürütme Kurulu