BASINA VE KAMUOYUNA

Tüm Konfederasyonları, Kamu Emekçilerini Hükümetin Ciddiyetten Yoksun Teklifine Karşı 23 Mayıs’ta Grev Hakkımızı Kullanmaya Davet Ediyoruz!

Değerli Basın Emekçileri,

30 Nisanda başlayan toplu sözleşme görüşmelerinden iki hafta önce konfederasyonların tekliflerini almasına rağmen kendi teklifini uzun süre açıklamayan hükümet dün nihayet teklifini açıklamıştır. Buna göre AKP Hükümeti, kamu emekçilerine 2012 yılı için ilk 6 ay %3, ikinci 6 ay % 3 olmak üzere toplamda % 6, 2013 yılı için ilk 6 ay için % 2, ikinci altı ay için % 3 olmak üzere toplamda yüzde 5 zam verilmesini teklif etmiştir.

 

Değerli Basın Emekçileri,

Daha görüşmelerin başlamasından haftalar önce “bütçe kaynakları sınırlı” “mali disiplini bozamayız” tarzında açıklamalar yapan hükümet, toplu sözleşme masasına getirdiği teklifle milyonlarca kamu emekçisinin, emeklinin ve ailelerinin beklentilerini boşa çıkarmıştır.

Hükümetin teklifi her şeyden önce yıllardır ülkenin dört bir yanında fedakârca çalışan kamu emekçilerine karşı yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Teklif bu haliyle kamu emekçilerinin emeğini aşağılamak anlamına gelmektedir. Yakın zaman önce sermeye kesimine bir kalemde milyarlarca liralık teşvik paketi hazırlayan AKP hükümeti, sıra kamu emekçilerine gelince teklif diye “sadaka” gibi maaş zamları önermiştir. Bu tutum hükümetin sermayeye karşı ne kadar bonkör, kamu emekçilerine karşı ne kadar cimri davrandığını göstermektedir. Kamu emekçilerinin ve emeklilerin üvey evlat muamelesi görmesi kabul edilemez.

Doğalgaz, elektrik, akaryakıt başta olmak üzere temel tüketim maddelerine bir yıl içerisinde toplamda % 30’u aşan zamlar yapıldığı bilinmektedir. Nisan ayında yapılan zamlarla devletin resmi rakamlarına göre enflasyon son 3,5 yılın rekorunu kırmış yılık enflasyon % 11’in üzerine çıkmıştır. Bu rakamlar enflasyon hesaplamasında oranı ne olursa olsun emekçilerin sofrasının yakınından bile geçmeyen deve etini, ördek etini bile baz alan Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) rakamlarıdır ve gerçeği yansıtmaktan çok uzaktır. Sokakta, pazarda, hayatın her alanında gerçek enflasyonu yaşayan emekçiler bu rakamların kendi yaşamını, kendi enflasyonunu yansıtmadığını çok iyi bilmektedir.

Diğer taraftan yapılan araştırmalar açlık sınırının 1.050 TL’yi yoksulluk sınırının 3.300 TL’yi aştığını göstermektedir. Bu koşullarda hükümetin toplu sözleşme masasına getirdiği teklif, ortalama 1.500-1.600 TL maaş alarak yaşam savaşı veren kamu emekçileri ve yine ortalama 1.100 TL ile sefalete itilen emeklilerle alay etmek demektir.

Değerli Basın Emekçileri,

Yoksulluk sınırının 1 ay içerisinde 55 TL artığı koşullarda kamu emekçilerine 2012 yılının ilk altı ayında otalama 50 TL zam anlamına gelen %3 ‘lük artış, tek başına hükümetin teklifinin ciddiyetsizliğini ortaya koymaktadır. Devletin resmi rakamlarına göre 2012 yılının sadece ilk üç aynın enflasyon oranın %3.9 olduğu koşullarda kamu emekçilerine yapılan bu teklifi aklı başında olan hiç kimsenin kabul etmesi mümkün değildir.

Hükümetin teklifi, kamu emekçilerinin beklentilerinden o kadar uzaktır ki, bu teklifi ciddiye almak mümkün değildir. Hemen hemen tüm konfederasyonların üzerinde ortaklaştığı 4/b-4/c gibi statülerde güvencesiz olarak çalıştırılanların tümünün kadroya alınması, ek ödemelerin emekli aylığına yansıtılması, 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan ek ödeme adaletsizliğinin ortadan kaldırılması, maaşlarımızın vergi diliminden etkilenmemesi için düzenleme yapılması vb gibi temel konular başta olmak üzere, onlarca kalemle ifade edilen konulara yönelik olarak hükümet hiçbir teklif sunmamıştır. Hükümetin bu tavrı 2 milyonu aşkın kamu emekçisi ve 1,8 milyon emekli ve onların hak alma örgütleri olan sendikalarla açıkça dalga geçmek demektir.

Değerli Basın Emekçileri,

Hükümetin bu tavrı,  sürecin başından bu yana grevli toplusözleşme hakkı talebinde ısrarcı olan KESK’in ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Grev hakkı içermeyen bir toplusözleşme düzeninde işverenin bu tür tek taraflı dayatmalarla, komik bile sayılmayan zam teklifleri ile kamu emekçilerinin karşısına çıkması kaçınılmazdır.

KESK olarak, AKP Hükümetin ciddiyetten yoksun teklifini geri çekmeye ve kamu emekçilerinin, emeklilerin taleplerine kulak vermeye çağırıyoruz. Bunun ilk adımı olarak hükümeti, 16 Mayıs 2012 Çarşamba günü devam edecek olan görüşmelerde beş aydır zam vermediği kamu emekçilerinin beklentilerini karşılayacak gerçekçi bir teklif sunmaya davet ediyoruz.

Kamu emekçileri bugüne kadar fazlasıyla fedakârlıkta bulunmuş, açlık sınırında yaşam mücadelesini sürdürmeye terk edilmiştir. Biz bugün her fırsatta ekonomik büyüme rakamları ile övünen hükümetten fedakârlık istemiyoruz. Bu büyümeye en çok katkısı olan kamu emekçileri olarak alın terimizin karşılığını, hakkımızı istiyoruz.

 

Değerli Basın Emekçileri,

 

Kamu emekçilerinin ve sendikaların kendileri ile dalga geçen bu teklife karşı ortak bir tutum geliştirmediği sürece hükümetin daha önceki dönemlerde olduğu gibi “tek taraflı belirleyen” olmaktan ve bizlere sefalet ücreti dayatmaktan vazgeçmeyeceği ortadadır. Bunun için hükümetin teklifi ile büyük bir hayal kırıklığı yaşayan örgütlü, örgütsüz bütün kamu emekçilerini ve bütün sendikaları kamu emekçilerinin insanca yaşam talebinin arkasında dimdik durmaya çağırıyor, geçtiğimiz Perşembe günü yaptığımız çağrımızı yineliyoruz.

 

Bugün, bir iki saatlik iş bırakma eylemleriyle, basın açıklamalarıyla ya da mitinglerle kamu emekçileri ile dalga geçen teklifleri geri püskürtmek mümkün değildir. Bugün aileleri ile birlikte sayısı 20 milyonu bulan kamu emekçilerinin ve emeklilerin insanca bir yaşam özlemine cevap vermek için mücadeleyi yükselteme günüdür.  Ayrım yapmaksızın bütün konfederasyonları, sendika üyesi olsun olmasın tüm kamu emekçilerini toplusözleşme taleplerine sahip çıkmaya, kendileri ile dalga geçen hükümete en kitlesel ve güçlü yanıtı vermek için, 23 Mayıs 2012 tarihinde grev hakkımızı kullanmaya davet ediyoruz.

Akman ŞİMŞEK

KESK Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri