Eşitlik, adalet, demokrasi, barış, bağımsızlık ve insanca bir yaşam için “1 MAYIS ALANI”ndayız!..

Merhaba dostlar, merhaba yüreğini ve inancını emek ve özgürlük mücadelesi için ortaya koyan emekçi kardeşlerimiz… “1 Mayıs alanı”na ve Emek Bayramı’na hoş geldiniz…

 

Fotoğrafları görmek için aşağıdaki linke tıklayınız..

 

http://www.canakkaleegitimsen.org/index.php/galeri/category/20-1-may-s-2012

Sizleri KESK Çanakkale Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü olarak selamlıyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum… Bu yıl da her yıl olduğu gibi emeğin en yüce değer olduğunu ve bu değerimizi kaybetmeyeceğimizi, sermayeye karşı haykıracağız. Bizim emeğimizi değersizleştirmeye çalışan kapitalizmin tüm araçlarına karşı direnmeyi sürdüreceğimizi hep birlikte ifade edeceğiz.

            Sermaye tarafından emeğe karşı, hem ulusal hem de uluslar arası saldırıların günden güne arttığı bu dönemde, geleceğe yönelik umudumuzu yitirmeden “1 Mayıs Emek Bayramı”nı kutluyoruz. Kapitalizmin, neo liberal politikalarıyla tüm emek değerlerini yok etmeye çalışmasına karşı, tek dayanağımız olan tüm emek güçleriyle, emperyalizmin politikalarına direnmeyi sürdüreceğimizi bir kez daha alanlarda haykırıyoruz. Tarihte, kapitalizme karşı koyma çabasındaki sayısız emekçinin kaybına neden olan “1 Mayıs” günü, bizlere geçmişimizden aldığımız gücü ve umudu bir kez daha gelecek kuşaklara aktarma fırsatını vermektedir.

            Emperyalizm; tüm insanlık dışı araç ve yöntemleriyle, sömürüsünü artırmak için her geçen gün, emeğe ve emekçilere yönelik fiziksel ve zihinsel saldırılarını, yerelliklerde işbirliği yaptığı iktidar odaklarıyla artırmayı sürdürmektedir. Buna karşın insanlığın, tüm bu gerici ve sömürücü dönemlerden aklı ve iradesi sayesinde kurtulmayı başardığı bilinmektedir. İnanıyoruz ki, bundan sonra da böyle olacaktır. Bu inancı paylaşmak, emek gücümüzü çoğaltmak, birlikte umudumuzu artırmak için burada, tüm emekçi kardeşlerimizle birlikteyiz. Birlikte çoğalarak, umudumuzu beslemeyi ve geleceğimize güvenle bakabilmeyi diliyoruz.

            Son otuz yıla damgasını vuran ve yenilmez görünen kapitalizmin hegemonyasının paramparça olduğu ve tüm dünyada derin bir bunalıma sürüklendiği koşullarda 1 Mayıs’ı kutluyoruz. Dünyanın her yerinde emekçiler, ezilenler, yoksullar; talepleri için alanlara çıkıyor. Bu başkaldırılar henüz kendi siyasetini ortaya koyamadığından dolayı egemenler, kendi düzenlerini sürdürmenin bir yolunu buluyor ve kendi siyasetlerini emekçilere dayatıyorlar. Egemenler, halkları birbirine kırdırabilmek için savaş kışkırtıcılığından, militarizmden, şovenizmden ve dinsel bağnazlıktan medet umuyorlar. Bu olguların yaşandığı ülkelerin başında da ülkemiz geliyor.

            Türkiye işçi sınıfı ve emekçileri; bir taraftan işsizlikle, uzun çalışma saatleriyle, düşük ücretlerle, sahte sendikalarla terbiye edilmeye çalışılırken; diğer taraftan da iş cinayetleriyle fiilen yok edilmeye çalışılıyor. Hakları ve özgürlükleri için sesini yükselten tüm kesimlere, devletin kolluk güçleri vahşice saldırmayı sürdürüyor.

            1 Mayıs günü; bizim bu tehditlerle sinmeyeceğimizi, mücadele etmekten vazgeçmeyeceğimizi, sermaye sınıfına ve onun bugünkü temsilcisi olan AKP hükümetine göstereceğimiz gündür.

            Son birkaç yıldır 1 Mayıs’ların “ehlileştirilme” çabalarına tanık oluyoruz. Geçmiş yıllarda yaşanan kontrgerilla katliamlarının üzerleri örtülmeye çalışılırken, bu çabaya en büyük destek de sermaye işbirlikçisi ve hükümet yandaşı sendikalardan geliyor. 1 Mayıs; devletin emekçi sınıfa “bahşettiği” bir gün değil, emekçilerin uluslar arası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Kökleri, bu evrensel mücadelenin tarihinde yatar. Türkiye işçi sınıfı da 77, 89 ve 96’da kanlarıyla birçok bedel ödemiştir. Taksim Alanı da emekçilerin direnmesi sonucunda kutlamalara açılmıştır. Kamu emekçileri sendikal hareketinin, meşru ve kitlesel örgütü olan KESK de 1 Mayıs’ların içeriğinin saptırılmasına ve tarihsel bağlamından koparılmasına izin vermeyecektir.

            AKP hükümeti, bu günlerde üç ayrı savaşı aynı anda ve kirli bir biçimde sürdürmek niyetindedir. Hükümet iç cephede; Kürt sorununun çözümünde klasik güvenlik stratejilerinde ısrar ederek, Kürt halkının demokratik temsilcilerine ve demokrasi mücadelesi verenlere saldırmaktadır. Dış cephe de ise Suriye’ye savaş açmaya hazırlanmaktadır. Bir başka cephe olan emekçi sınıfa karşı cephede ise saldırıları, çok yönlü olarak sürdürmektedir. Sendikal hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlama ve yasaklar; iş cinayetlerini yaygınlaştıracak biçimde yapılandırılan işçi sağlığı ve iş güvenliği alanının piyasaya açılması; kent yoksullarının barınma hakkına yönelik saldırılar; kırda yaşayan emekçilerin HES’ler nedeniyle, su kaynaklarına erişimlerinin engellenmesi; eğitim ve sağlık alanındaki hizmetlerin tamamen piyasalaştırılması; toplumun örgütlü kesimlerinin, polis ve mahkemeler eliyle kuşatılması gibi düzenlemeler, hükümetin saldırı stratejisinin en önemli bileşenleridir.

Kuşkusuz, biz emekçiler bu saldırıları geri püskürterek insanca yaşamayı başaracağız. Kamu emekçilerinin tek ve gerçek mücadeleci sendikal merkezi olan KESK; tüm bileşenleriyle en son 28 ve 29 Mart’taki Ankara eyleminde bu iradeye sahip olduğunu göstermiştir. Emekçiler her zaman ve her yerde barışın, özgürlüğün, demokrasinin, bağımsızlığın, savaşsız bir dünyada; sömürüsüz, baskısız, insan onuruna yaraşır bir yaşam mücadelesinin savunucusudur.

İnsanın insanı sömürmediği, hiçbir halkın dil, din ve kültür farkı nedeniyle baskı görmediği; insanların açlıktan ölmediği, çocukların anasız babasız kalmadığı, ABD ile ekonomik, siyasal ve askeri her türlü bağımlılık ilişkisinin son bulduğu, NATO’dan çıkılarak, başta Kürecik olmak üzere tüm üslerin kapatıldığı, doğanın talan edilmediği, doğal afetlerde insanlarımızın ölmemesi için önlemlerin alındığı; Türkiye’de, Ortadoğu’da ve bütün dünyada barışın, kardeşliğin, güvenceli yaşamın, adalet ve dayanışmanın hüküm sürdüğü bir gelecek yaratmak için mücadelemize kararlılıkla, azimle ve inançla devam edeceğiz…

Yılgınlığa düşmeden, kararlı olduğumuzu bir kez daha bu “1 Mayıs alanı”nda haykıralım!..

“YAŞASIN 1 MAYIS, YAŞASIN İŞÇİNİN EMEKÇİNİN BAYRAMI”

Hepinizi saygıyla selamlıyorum; bu coşku, bu inanç içimizden hiç eksilmeyecek…

 

 

Eftal Yıldırım

KESK ŞUBELER PLATFORMU DÖNEM SÖZCÜSÜ