MARAŞ KATLİAMINDA KATLEDİLENLERİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

body: 

Gerici-faşist güçlerin saldırıları sonucu 19–26 Aralık 1978 tarihleri arasında yaşanan ve Türkiye’yi 12 Eylül darbesine götüren sürecin önemli dönemeçlerinden biri olan Maraş katliamının üzerinden 39 yıl geçti.
19 Aralık 1978 gecesi, Maraş’ta Çiçek Sineması’na bomba atıldığı söylemi üzerinden, o dönemde kentte bilinçli olarak tırmandırılan Alevi-Sünni gerginliği, Alevilere yönelik saldırılara dönüştürülmüş, ülke tarihinin en kanlı katliamlarından birisi olan Maraş katliamı yaşanmıştır.
20 Aralık’ta Alevilerin oturduğu bir kıraathane bombalanmış, 21 Aralık’ta iki TÖB-DER’li öğretmen katledilmiştir. 22 Aralık’ta cenaze töreni sırasında halka saldıran gerici güçler, kalabalığı dağıttıktan sonra kent merkezine yürüyüşe geçmiş, polis engeli ile karşılaşmadan kent merkezinde bulunan Alevilerin işyerlerini tahrip ederek üç kişiyi katletmiştir. 23 Aralık’ta ‘polis-halk çatışması’nı önlemek gerekçesiyle kentteki bütün polislerin geri çekilmesi sonrasında 24 Aralık’ta çevre il ve ilçelerden getirilen silahlı faşist grupların takviyesi ile Alevilerin yaşadığı mahallelerde acımasız bir katliam gerçekleştirilmiştir.
Maraş’ta insanlar; kadın, çocuk, genç, yaşlı, hamile, hasta, yaralı ayrımı yapılmaksızın devletin gözü önünde göz göre göre katledilmiştir. Ancak 26 Aralık’ta durdurulan saldırılarda resmi olarak 111 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştır. Katliam sonrası binlerce Alevi Maraş’ı terk etmek zorunda kalırken, katliamın sorumluları göstermelik olarak yargılanmış gibi yapılarak, ülke tarihine karanlık bir leke olarak kalan katliamın üzeri örtülmüştür.
Türkiye’de geçmişte halkları birbirine karşı kışkırtarak, kitlesel katliamlara ve cinayetlere zemin hazırlayanlar, bugün aynı kafayla hareket ederek tekçi, ayrımcı ve kutuplaştırıcı politikalarını sürdürmekte, farklı kimlik, inanç ve siyasi düşünceden olanları hedef alan çeşitli saldırılar yaşanmaktadır. Geçmişte Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta acımasızca katliam yapan zihniyet ile bugün sadece kendileri için demokrasi ve özgürlük isteyen, toplumun farklı düşünen kesimlerini ‘hain’ ve ‘düşman’ ilan eden karanlık zihniyet arasında hiçbir fark yoktur.
Üzerinden 39 yıl geçmiş olsa da, özellikle son yıllarda yaşanan kitlesel katliamlar, iktidar merkezli olarak sürdürülen ırkçı ve mezhepçi politikalarla beslenen ‘linç kültürü’ varlığını sürdürmekte, özellikle kimi siyasilerin nefret söylemleri üzerinden yeni katliamlara adeta davetiye çıkarılmaktadır.
İnsanlığın hedef alındığı katliamları ve ardındaki kirli ilişkileri unutmak değil hatırlamak, hafızalarımızdan sildirmek isteyenlere karşı inatla unutturmamak hepimizin görevidir.
Maraş katliamında ve sonrasında yaşanan bütün katliamlarda kaybettiğimiz canlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın insanlık suçu olarak görülmesi gereken bütün katliamları, ayrım yapmaksızın lanetlediğimizin bilinmesini istiyoruz.