OHAL, KHK’ler ve Demokrasi Mücadelesi Sempozyumumuz Gerçekleştirildi

 

 
Eğitim Sen Genel Merkezi tarafından düzenlenen “OHAL, KHK’lar ve Demokrasi Mücadelesi” başlıklı Uluslararası Sempozyum 26 Kasım Cumartesi günü, Türkiye’den ve yurt dışından sendika ve siyasi parti temsilcilerinin katılımla Ankara’da yapıldı.
Sempozyum, Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca’nın açılış konuşmasıyla başladı. Genel Başkanımız Kamuran Karaca, hükümetin 15 Temmuz sonrası topluma kendi ideolojisini dayatan kapsamlı bir çalışma yürüttüğünü belirterek OHAL ve KHK’ların kamu emekçileri açısından sonuçlarını değerlendirdi. Darbe girişiminden kazançlı çıkanın hükümet olduğunu ifade ederek saldırı dalgasının muhalif tüm kesimleri içine aldığını ifade etti. Genel Başkanımız Kamuran Karaca, “Bizden daha fazla üyesi ihraç edilen sendikalar üyelerine sahip çıkmazken biz maddi, hukuksal ve fiili mücadele ile üyelerimizin yanında olmaya devam ediyoruz ve edeceğiz.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

 

Siyasi parti temsilcilerinin konuşmacı olduğu ilk oturumun kolaylaştırıcılığını Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca yaptı. Oturuma başlanmadan önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun telgrafı okundu.

 

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, OHAL ve KHK’ların yıkıcı sonuçlarına ve toplumdaki kutuplaşmaya dikkat çekerek AKP’ye karşı güçlü bir mücadelenin, AKP’nin kutuplaştırıcı siyasetini çözecek politikalarda saklı olduğunu belirtti.

HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım ise ulus devlet mantığının yol açtığı sorunların Türkiye ve Ortadoğu’da içinden çıkılamaz bir hal aldığını vurgulayarak, ortak mücadelenin tek çıkış yolu olduğunu belirtti.

ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş, 15 Temmuz sonrası cemaatlerin yerine tarikatların geçirildiğine dikkat çekti. Laiklik mücadelesinin, mücadele stratejilerinde temel öğe olması gerektiğini söyledi. Bu dönemin sloganının “Türkiye laiktir, laik kalacak” değil, “Laikliği kazanacağız” olması gerektiğini belirtti.

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ise egemenlerin kendi varlıklarını ve sistemlerini koruyabilmek için OHAL ve KHK’lar ile muhaliflerini susturmak istediğini belirterek, muhalif tüm kesimlerin ortaklaşacağı başlıklarda eylem birliği yapması gerektiğini söyledi.

Emek ve meslek örgütleri adına konuşmaların yapıldığı ikinci oturumun kolaylaştırıcılığını Eğitim Sen Genel Sekreteri Mesut Fırat yaptı. İkinci oturum öncesinde yurt dışından sempozyumu izlemek için gelen sendika temsilcileri söz alarak dayanışma mesajları verdiler.

 

İlk olarak söz alan Avrupa Sendikaları Avrupa Sendikalar Konfederasyonu Eğitim Komitesi (ETUCE) Genel Başkan Yardımcısı Walter Dresscher, ETUC ve ETUCE’nin Türkiye’de yaşananları kaygıyla takip ettiğini, demokratik bir ülke için eğitimin oldukça önemli olduğunu ve önümüzdeki süreçte Eğitim Sen üyeleri ile daha güçlü dayanışma içinde olacaklarını belirtti.

Almanya Eğitim Emekçileri Sendikası (GEW) Berlin Başkanı Tom Erdmann, uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yaparak Eğitim Sen’in mücadelesinin yanında olduklarını ifade etti.

İngiltere’den Ulusal Öğretmenler Sendikası (NUT) Sendikası adına konuşan Martin Powell-Davies, Eğitim Sen’in mücadelesini tüm Avrupa kamuoyuna duyurmak için daha güçlü çabalayacaklarını ve daha iyi bir dünya için mücadelemizin yanında olduklarını ifade etti.

Yunanistan’dan OLME Sendikası adına konuşan Pavlos Antonopoulos, kendi ülkesinde de benzer sorunların yaşandığını söyleyerek, bu dönemin sadece mücadele ve dayanışmayla atlatılabileceğini ifade etti.

Kıbrıs’tan KTOEOS Başkanı Tahir Gökçebel, Eğitim Sen’in mücadelesinin yanında olduklarını belirterek, daha güçlü bir dayanışma sergileyeceklerini belirtti. KTÖS Başkanı Semen Saygun, sendikamıza destek mesajlarını iletti. Ayrıca sempozyuma DAÜ SEN adına Fatih Bayraktar da katılım sağladı.

İkinci oturumun ilk konuşmasını yapan konfederasyonumuz KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, OHAL ve KHK’ların kamu emekçileri açısından yıkıcı sonuçlarını aktardı. Tüm kamu   emekçilerinin hakları için mücadele yürütüldüğünü belirten Özgen, KESK’in tüm baskılara rağmen emek, barış ve demokrasi mücadelesinde asla geri atmayacağını ve mücadeleyi yükselteceğini vurguladı.

DİSK İç Anadolu Bölge Başkanı Tayfun Görgün, DİSK’in 12 Eylül askeri faşist darbesi sonrasında karşılaştığı baskıyı aktararak, bugün yaşananları değerlendirdi. Belediyelere atanan kayyımların işçileri atma hazırlığında olduğunu belirtti. İşçilerin haklarına ve sendikal mücadeleye yönelik saldırılara karşı ortak mücadelenin önemine dikkat çekti.

TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz, hükümetin TMMOB üzerindeki baskısına dikkat çekerek, meslek odaları üzerindeki hukuksuzluklara vurgu yaptı. Bu süreçte 2 bini aşkın mühendis, mimar ve şehir planlamacısının kamudan ihraç edildiğini veya açığa alındığını söyledi. Tüm hukuksuzluklar karşısında yan yana gelinmesi gerektiğini belirtti.

TTB Genel Başkanı Raşit Tükel, OHAL’in sağlık hakkı ve sağlık emekçilerinin hakları üzerindeki olumsuz sonuçlarını aktardı.

İHD Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan ise OHAL ile birlikte insan hakları ihlallerinin had safhaya ulaştığını, AKP’nin toplumu korku politikalarıyla teslim almak istediğini belirtti. Örülen korku duvarlarının yıkılabilmesinin en önemli yolunun, ortak mücadele olduğunu ifade etti.