DARBELERE HAYIR, LAİK DEMOKRATİK TÜRKİYE

Yine haklı çıktık

 

Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri; darbelerle, antidemokratik uygulamalarla, baskılarla, zulümlerle ve katliamlarla mücadele kararlılığını gösteren sendika, dernek, meslek odası ve siyasi partilerin demokrasiye sahip çıkma iradesiyle bir arada duruşudur. Bizler tarihsel mücadelemizin bize yüklediği sorumlulukla tüm darbe ve dikta uygulamalarına karşı duruş sergileyen kurum ve/veya kişileriz. Şunu çok net görüyoruz ki FETÖ tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz gecesindeki darbe girişimi ülke demokrasisine karşı yapılmış bir ihanettir.

15 Temmuz akşamı ülkemizde yaşanan darbe girişimi, yaklaşık 15 yıldır siyasal iktidarda bulunan AKP Hükümeti ile yıllarca ittifak içinde olduğu Cemaat arasındaki çatışmanın bir sonucudur. Yönetimde istikrarı ve milli iradeyi tek başına temsil ettiğini iddia eden AKP, siyasal iktidarı boyunca istikrarsızlık, gerginlik ve hukuki güvensizlik üretmiş, demokratik hak ve özgürlüklerin özünü dahi zedelemiştir. Gelinen nokta, darbe dönemlerinin kapanmadığını, darbe mekaniğinin işlediğini göstermiştir.

Bizler, tarihsel mücadelemizin bize yüklediği sorumlulukla, tüm darbelere karşı duruş sergileyenler olarak şunu çok net görüyoruz: Ülkemizde darbe dinamikleri hala canlıdır. Tarihimizde ve günümüzde de, canından olma pahasına tankların önüne yatan, silahların karşısına dikilen fedakâr insanlarımızın onurlu duruşu da göstermiştir ki, bu ülke ve bu ülkenin değerli halkları darbelerden çok çekmiştir. Hala görmek ve anlamak istemeyen çevrelere sesleniyoruz:

Darbelerin panzehiri OHAL’ ler, SIKIYÖNETİM’ler değildir. Türkiye’yi 12 Eylül Anayasası ile yönetmekte ısrar eden bir hükümetin darbeler karşısında demokrasiyi hedefleyen bir duruş sergileyeceğine inanmamız beklenemez. Çünkü 15 Temmuz tarihinden bu yana hukuk askıya alınmış, herhangi bir darbe döneminde görülen antidemokratik keyfi uygulamalar başta emekçi dostlarımız olmak üzere iktidarın karşısında olan her bir bireye karşı yöneltilmiş tüm temel hak ve özgürlükler darbe girişimi bahane edilerek dondurulmuştur. Ülke Olağanüstü Hal (OHAL) ile yönetilmeye başlanmıştır.

15 Temmuz sonrasındaki kamu emekçilerinin açığa alınma sürecinde özensizlik ya da bilinçli olarak yıpratma ve itibarsızlaştırma yaşanmaktadır. Siyasi iktidar bertaraf etmek istediği kadroların içine Çanakkaleli dostlarımızın da bulunduğu demokrat ve laik eğitim emekçileri de katarak nihai hedeflerinin emek ve demokrasi mücadelesini yok etmek olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Darbe operasyonlarında bu darbede sorumlu olabileceklere ek olarak siyasi iktidara karşı muhalif bir duruş sergilemeyen emekçiler de hedef haline getirilmiştir. Bu süreçte kendilerine de sıranın geleceğinden şüphelenenler yandaş olmak ve/veya o şekilde görüntü vermek zorunda bırakılmışlardır.

Özellikle altını çizmek istiyoruz ki: FETÖ den en fazla zararı demokratlar ve laikler görmüştür. Bu konuda Çanakkale’de özellikle üniversite başta olmak üzere diğer kurumlarda ölümlere dahi neden olan saldırılar yaşanmıştır. Bütün bunlara rağmen FETÖ ile mücadele edildiğinin iddia edildiği dönemde tekrar demokrat ve laiklerin hedef alınması ne anlama gelmektedir? Bu durum FETÖ yapılanmasının bir şekilde çalışmalarına devam edip etmediği sorusunu gündeme getirmektedir. Daha önce FETÖ ile bağlantılı olarak demokrat ve laikleri hedef alan uygulamaları yapanların halen en önemli yönetim noktalarında yerlerini korumaları ve devamında yine demokrat ve laiklere saldırıların artması soru işaretlerini çoğaltmaktadır.

Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri her zaman ve her yerde Fethullah Gülen gibi din bezirgânlarının karşısında bir duruş sergilemiştir ve bu kararlı tutumunda devam etmektedir. Bu sergilediği duruşu da FETÖ’ün yargı içerisindeki hukuk dışı uygulamalarını, sınavlardaki kopya skandallarını, üniversitelerde, yurtlarda ve çeşitli kurumlardaki Fethullahçı yapılanmaları alenen deşifre ederek göstermiş ama bunların hiçbiri o dönem FETÖ ile menfaat birlikteliği içerisinde olan AKP iktidarı tarafından dikkate alınmamıştır. Aksine FETÖ-AKP ortaklığının hedefi olmuşlardır. O dönem dikkate alınmayan bu uyarılar yüzünden şu an AKP hükümeti ülkeye sıkıntılı günler yaşatmaktadır.

Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri aklın ve bilimin yol göstericiliğinde, demokrasi ve laiklikten ödün vermeden, milletin egemenliği ve hukukun üstünlüğünü esas alarak, haklar ve özgürlüklerden yana vermiş olduğu mücadelede hep haklı çıkmıştır. Türkiye’nin yaşadığı sorunların temelinde emek ve demokrasi güçlerinin söylediklerinin dikkate alınmaması yatmaktadır.

            Türkiye’nin yaşadığı tekrarlanan darbe koşullarından çıkmasının tek yolu hakların eksiksiz kullanılması, hukukun üstünlüğü ve adaletin sağlanmasıdır. Bu sıkıntılı süreçten kurtulmanın tek yolu ülkenin; laiklik ilkesinden hareketle, evrensel hukuk kurallarına bağlı kalarak yönetilmesidir. Başta emekçi dostlarımız olmak üzere darbeyle hiçbir bağlantısı olmayanlarında yaşadıkları tüm mağduriyetlerin giderilmesi ve yeni mağduriyetlerin yaratılmamasıdır.

Öncelikli talebimiz FETÖ ile bir arada düşünülemeyecek ama mağdur edilenlerin sürecinin kısa sürede tamamlanarak görevlerine dönmeleridir. Emek ve demokrasi mücadelesinin yılmaz savunucusu dostlarımız yalnız değildir. Darbe bahanesiyle demokratlara yapılacak saldırıların üstü örtülemez. Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri olarak emekçi dostlarımızın yanındayız. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşanacak hukuk ve demokrasi uygulamaları gerçekten demokrat bir Türkiye’nin istenip istenmediğinin göstergesi olacaktır.

Bu açıklamalarımıza ek olarak hatırlatıyoruz ki; sözleşmeli öğretmen alımı, bu alımlarda mülakat/sözlü sınav yapılması gibi uygulamalar yaşanan demokrasi dışı girişimlerden ders alınmadığının ve aynı zamanda demokrasinin de hedef alınmadığının göstergesidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki devletin birinci görevleri arasında herkese güvenceli iş sağlamak vardır. Eğer siz öğretmeni ve bütün çalışanları yani; düşünmesi, üretmesi ve sorgulaması ve aynı zamanda bunu öğretmesi gerekenleri iş güvesinden yoksun bırakırsanız yeni FETÖ yapılanmalarına zemin hazırlarsınız. Birde Türkiye’de herkesin çok iyi bildiği gibi tamamen adam kayırma yöntemi olan mülakat ile işe almayı uygularsanız yeni darbecileri yerleştirmeye başlamışsınız demektir. Bu gün kontrol ettiğinizi sandığınız örgütlenmeler yarın yeni darbeler yapabilir.

Diğer taraftan hukukun askıya alındığı ve hukukun değil güçlünün hukukunun egemen olduğu darbe/dikta koşullarından ancak eksiksiz uygulanan hukuk süreçleri ile çıkılabilir. Bu nedenle OHAL hemen kaldırılmalı ve TBMM kesintisiz çalışmaya devam etmelidir.

Yine haklı çıkmak istemiyoruz

CUMHURİYETİN KAZANIMLARINA SAHİP ÇIKIYORUZ

DARBELERE HAYIR, LAİK DEMOKRATİK TÜRKİYE

 

 

Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri