OHAL Sözleşmeli Öğretmen İstihdamının Gerekçesi Yapılmamalıdır!

15 Temmuz darbe girişiminin ardından, ikinci OHAL KHK’sı dünkü resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi ve sözleşmeli öğretmen istihdamına yeniden başvuruldu.

Bilindiği üzere 2007 yılında 20 bin 314 olan sözleşmeli öğretmen sayısı, üç yıllık bir zaman diliminde üç kattan fazla artarak 73 bin 950’ye ulaşmıştır. 2010 yılında ise sözleşmeli öğretmenliğe son verilerek, bu istihdam biçimine göre öğretmen ataması durdurulmuştur. Bu süre zarfında sendikamız başta olmak üzere, sözleşmeli öğretmen istihdamının yol açtığı sorunlar ve bu istihdama dair eleştiriler çeşitli çevrelerce dile getirilmiştir.

 

Bugün ise 668 sayılı KHK ile hükümetin sözleşmeli istihdam yöntemine yeniden başvurduğunu görmekteyiz. Söz konusu düzenlemeye bakıldığında, belirlenen her bir pozisyonun üç katına kadar adayın KPSS puanlarına göre sıralanacağını ve bu kişilerin “sözlü sınavla” aday öğretmen olarak başvurdukları yere atanacakları ifade edilmektedir. Atanan sözleşmeli öğretmenlerin 4 yıl boyunca başka yere atanamayacakları ve bu süreyi doldurmaları ve iki yıl daha aynı yerde kalmayı kabul etmeleri halinde kadroya geçirilecekleri belirtilmektedir.

Öncelikle belirtmek isteriz ki bu düzenlemenin yapılmış olması, içinde bulunduğumuz süreçte açığa alınan binlerce öğretmen için yargısız infaz anlamını taşımakta ve bu kişilerin mesleğine geri dönmeyeceği ön kabulüne dayanmaktadır. İkinci olarak ise hükümet, bugüne kadar getirmek istediği esnek ve güvencesiz istihdamı OHAL’i fırsat bilerek hayata geçirmektedir. Bir başka önemli nokta da aday öğretmenlik, müdür ve müdür yardımcıları atamalarında ne kadar sorunlu olduğunu deneyimlediğimiz, kadrolaşma dışında hiçbir sonuca yol açmayan “sözlü sınav” uygulamasına tekrar başvurulmuş olmasıdır. Her üç durum da emekçiler açısından kabul edilemeyecek ve yeni sorunlar açmaktan başka getirisi olmayacak sonuçlara yol açacaktır.

Eğitim Sen olarak, “sözleşmeli öğretmenlik” gibi esnek ve güvencesiz istihdamın temel biçimi olan bir uygulamayla öğretmen açığının kapatılmasının amaçlanmasının kabul edilemez olduğunu belirtmek isteriz. Darbe girişiminden çıkarılacak ders, kamu personeli rejiminde kadrolaşma çabalarına son verilerek güvenceli istihdamın ve liyakat ilkesinin benimsenmesi olmalıdır. Etkili yargı denetiminden kaçırılmış “sözlü sınav” uygulamalarının, sadece kadrolaşmaya hizmet edeceği açıktır. Bu nedenlerle aynı işi yapan emekçiler arasında hiyerarşik ilişkiler yaratmak yerine dayanışmayı temel alan; öğretmen açıklarının kadrolu ve güvenceli atamalarla gidermeyi hedefleyen politik bir yaklaşım benimsenmesini talep ediyoruz!

 

ŞUBE YÜRÜTME KURULU