29 Haziran’da Öğretmenlere Tek Kitaplı, Tek Gündemli Seminer Dayatmasını Neden Kabul Etmiyoruz?



Değerli Eğitim Emekçileri,

 

Bugüne kadar öğretmenlerin düşüncelerine, taleplerine, iradelerine önem vermeyen, “ben yaptım oldu” diyerek hareket etmeyi kendisine ilke edinen Milli Eğitim Bakanlığı, bu tavrını seminer çalışmalarında da sürdürüyor.

Konu başlıklarının belirlenmesinden, tartışma materyallerinin seçimine kadar Bakanlığın hangi kriterlerle hareket ettiği, bu konu başlıklarıyla eğitimin hangi sorunlarına çözüm üretilmek istendiği dahi belli değildir. Belli olan tek şey, MEB’in seminer çalışmalarını dahi AKP’nin siyasi çıkarlarına hizmet edecek şekilde oluşturmuş olmasıdır.

Değerli Arkadaşlar,

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından 29 Haziran 2016 Çarşamba günü, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerimiz için tek gündemli ve tek kitaplı bir seminer başlığı belirlemiştir. Türk-İslam akımının önemli isimlerinden olan Nurettin Topçu’nun “Türkiye’nin Maarif Davası” adlı çalışması tüm Türkiye’de öğretmenlere dayatılmıştır.

Belirtmek isteriz ki, başta Nurettin Topçu ve eseri olmak üzere, siyasal yelpazenin farklı yerlerinde duran, düşünceleri onaylanmasa dahi ırkçı, ayrımcı ve nefret dili kullanmamış her fikir insanı üzerine bu ülkenin eğitim emekçileri elbette tartışma yürütebilir, eleştirebilir. Ancak, ideolojik arka planı herkes tarafından bilinen bir ismin, AKP’nin siyasi ihtiyaçları doğrultusunda tek başlık olarak belirlenmesi, bu kitabın öğretmenlere dayatılması kabul edilemezdir. Kaldı ki eğitim hizmetinin her kademesi sorunlar yumağı haline dönüşmüşken, eğitim emekçilerinin sorunları her geçen gün artarken MEB’in böylesi bir dayatmaya gitmesi, eğitim politikalarında neye öncelik verildiğini de göstermektedir.

Daha açık ifade etmek gerekirse,

  • Aleviliği sapkınlık olarak niteleyen,
  • Alevilere yönelik ayrımcı ve aşağılayıcı ifadeler içeren,
  •  Karma eğitime karşı çıkan,
  • Medrese ve tarikat eğitimine övgüler düzen,

Bir kitabın MEB tarafından öğretmenlerin önüne getirilmesi dahi başlı başına bir skandalken, bu kitabı tek gündem olarak belirlenmesini ve seminer konusu yapılmasını kabul etmiyoruz.

Seminer çalışması kapsamında, eğitim hizmetinin eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik ve laik biçimde örgütlenebilmesini dert edinen, eğitimin temel bileşeni olan öğretmenlerin iradeleri doğrultusunda belirlenen ve tek tipçi dayatmalara izin vermeyen bir konu başlığına geçilmesini talep ediyoruz.

 

Çanakkale Eğitim Sen Yürütme Kurulu