İstismarcıya 508 Yıl Ceza, Ensar’a Aklama

Karaman’da Ensar Vakfı ile Karaman İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği (KAİMDER) evlerinde kalan 10 çocuğa cinsel istismarda bulunduğu için tutuklanan öğretmen Muharrem Büyüktürk’ün yargılandığı dava bugün Karaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Büyüktürk, toplam 508 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. İlk duruşmada biten dava asıl failleri aklama operasyonuna dönüştü. Eğitim Sen ve diğer örgütlerin müdahillik talebi kabul edilmezken, yurtları yasa dışı olarak işleten ve sanık olması gereken Ensar Vakfı ve KAİMDER ile buna göz yuman Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı “mağdur” sıfatıyla davaya müdahil oldu. Avukatların soruşturmayı genişletme talebi de reddedildi.

 

Mağdurlardan 7’sine tecavüz, 2’sine cinsel istismar, 1’ine de müstehcen görüntü izletip taciz etmekten 600 yıla yakın hapsi istenen sınıf öğretmeni 54 yaşındaki Muharrem Büyüktürk’ün yargılandığı dava bugün Karaman Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Adliyede bu davadan başka dava görülmedi.

Kente Ensar Ablukası

İnfiale neden olan tecavüz davasının duruşması öncesi kentte OHAL ilan edilirken, Karaman Valiliği, dava süresinde her türlü basın açıklaması, eylem ve gösteriyi yasakladı. Önceki günden itibaren şehre girişlerde arabalar durdurularak, kimlik kontrolleri yapıldı. Duruşma öncesinde de adliye etrafında çok sayıda çevik kuvvet ve TOMA ile geniş güvenlik önlemi alındı, arama noktaları oluşturuldu. Davayı izleyenler arasında CHP ve HDP’li vekiller, KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, Eğitim Sen Eğitim Sen Genel Örgütlenme ve Yükseköğretim Sekreteri İsmail Sağdıç, Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Ebru Yiğit, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Büro Emekçileri Sendikası ve sivil toplum örgütleri temsilcileri de vardı.

“Ensar Vakfı Kapatılsın”

Adliyede eylem yapmak isteyenler ise adliye binasının 100 metre ilerisindeki güvenlik noktasından içeri alınmadı. Demokratik kitle örgütleri “Ensar Vakfı kapatılsın”,  “Tecavüzcüyü koruyan bakanlar istifa” sloganlarını attı ve “Tecavüzü örtbas edemezsiniz”, “Takipteyiz sorumlulardan hesap soracağız” pankartlarını açtı.

Ensar Vakfı, KAİMDER Ve Bakanlık Müdahil Oldu

Yoğun güvenlik önlemleri altında saat 09.30’da başlayan davaya, sanık Muharrem Büyüktürk güvenlik nedeniyle getirilmeyerek, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim) sistemiyle katıldı. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün sadece cinsel istismar davasının görülmesine karar verildi. Başka dava alınmadı. Davaya Ensar Vakfı, KAİMDER, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile baroların çocuk hakları komisyonları, Çocuk Hakları Koruma Derneği, İHD müdahil kabul edildi. Eğitim Sen ve diğer örgütlerin müdahillik talebi ise kabul edilmedi. Mahkeme, “genel ahlak” gerekçesiyle duruşmanın kapalı yapılmasına karar verdi. Ardından salonun boşaltılması için duruşmaya ara verildi. Basına kapalı olan duruşmaya, müdahiller dışında kimse alınmadı, milletvekilleri de izleyici olarak yer aldı.

Tecavüz Edilen Yer Ensar, Çocukların Avukatı Ensar

Duruşmaya Ensar Vakfı Başkanı Avukat İsmail Cenk Dilberoğlu da mağdur avukatı olarak katıldı. Ayrıca, istismara uğrayan çocuklardan 5’inin avukatlığını Ensar Vakfı’nın avukatları yaptı.

Ereğli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Muharrem Büyüktürk’ün davaya SEGBİS sistemiyle katılacağı düşünülüyordu ancak sanık jandarmayla birlikte salona getirildi.

‘Yapmadım’ Dedi, Çocukları Suçladı

Sanık Muharrem Büyüktürk yaptığı savunmada suçlamalarla birlikte karakolda verdiği ifadeyi de reddetti. Büyüktürk, ilk ifadesi sırasında bir polisin kendisine “Eşcinsel, hasta olduğunu söylersen indirim alırsın” şeklinde akıl verdiğini, bu sebeple böyle bir ifade verdiğini iddia etti. Ayrıca çocukların kendi arasında cinsel ilişkiye girdiğini, korktukları için de suçu üzerine atmak istediklerini iddia etti. Avukatın sorusu üzerine “KAİMDER ve Ensar yurtlarından ben sorumluydum.” cevabını verdi. Büyüktürk, “Burada iki grup var. Ensar ve KAİMDER ile baro. İkisinin arasında kaldım ben mağdur oldum.” diye konuştu.

Soruşturmayı Genişletme Talebine Ret

Tanıklar da dinlendikten sonra savcı mütaalasını verdi. Avukatların soruşturmanın genişletilmesi talebi reddedildi. Soruşturmanın Ensar Vakfı, KAİMDER ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de dahil edilerek genişletilmesi isteniyordu.

508 Yıl 3 Ay Hapis

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Muharrem Büyüktürk, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı”, “hürriyeti tahdit”, “kasten yaralama” ve “müstehcen görüntüleri izletme” suçlarından toplam 508 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. İlk duruşmada biten davada mahkeme herhangi bir indirime gitmedi.

Duruşma sonrası kadın örgütleri açıklama yaparak “Sorumlular, gerçek sanıklar gizlendi. Sorumluların peşini bırakmayacağız.” dedi.

Yurtlar İllegal

ENSAR Vakfı ve KAİMDER’in ‘mağdur’ sıfatıyla davaya müdahil olması ve avukatların soruşturmanın genişletilmesi talebinin reddedilmesi tartışmalara neden oldu. Çünkü cinsel istismar olayının yaşandığı bu yurtlar illegal. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından çıkarılan öğrenci yurtlarıyla ilgili yönetmeliğe göre, vakıflar ve tüzel kişiliklerin ilköğretim düzeyindeki öğrenciler için yurt ya da pansiyon kurmaları yasak. İlköğretim çocukları için sadece devlet tarafından yurt ya da pansiyon kurulabiliyor.

“Yargılanması Gerekenler Aklanmaya Çalışılıyor”

KESK ve Eğitim Sen heyeti, müdahillik taleplerinin reddedilmesi ve aslında sanık olması gerekenlerin mağdur sıfatıyla müdahil olması üzerine adliye önünde bir basın açıklaması yaptı. KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse yaptığı açıklamada; “KESK ve Eğitim Sen olarak müdahillik ve duruşmayı izleme talebimiz reddedildi, kapalı oturum kararı alındı.” diyerek bu kararın kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Köse, “Kapalı oturum kararı, AKP ile eğitimi teslim ettiği sözde vakıf ve kurumları nerede bir suç işlemişse bu suçu örtbas etmek, suçu ve suçluları aklamak, sorumluluğu kendi üstünden atmak, üstlenmemek için alınmıştır. Bu dava izlemeye kapalı hale getirilerek, taciz, tecavüz, şiddet ve en önemlisi ‘çocuk istismarı’ aklanmaya çalışılıyor. Çünkü yargılanması gereken, sanık sandalyesine oturtulması gereken Ensar Vakfı, KAİMDER ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı “mağdur” olarak bu davanın müdahili kabul edildi. Çocuklarımız istismara, tacize, tecavüze uğramış, bu kurumlar yine mağdur, tıpkı her durumda AKP’nin mağdur olması gibi.  ‘Bir defadan bir şey olmaz’ diyen Aile Bakanı gibi. Bu arsızlıktır, utanmazlıktır. Eğitimde dinselleştirme hamlelerinizin sonuçlarını bizim çocuklarımıza ödetemezsiniz. Ne çocuklarımızı ne de çocuklarımızın geleceğini size teslim etmeye niyetimiz yok. KESK olarak ne yaparsanız yapın bu davanın takipçisi olacağız.” dedi.

 

 

ŞUBE YÜRÜTME KURULU