Başbakanlık Genelgesi’nin İptali İstemiyle Dava Açtık

 

Bilindiği gibi, Başbakanlık tarafından, 17 Şubat 2016 gün ve 25627 sayılı Resmi Gazetede, ‘Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları’ konu ve 2016/4 sayılı bir genelge yayımlanmıştır. Genelge çalışma barışını bozacak niteliktedir, örgütlenme özgürlüğünü açıkça tehdit etmektedir. Ayrıca Anayasanın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine, Anayasanın 38. maddesi uyarınca suç ve cezaların kanuniliği ilkesine, 128/2 maddesi ve bu doğrultuda 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’na, dolayısıyla normlar hiyerarşisi ilkesine aykırıdır.

 

Gerek Cumhurbaşkanı gerekse de Başbakan tarafından bir süredir, kamu çalışanlarının milli güvenliği tehdit edici faaliyetlerde bulunduğu, kamu görevlilerinin yasa dışı örgütlerle ilişki içerisinde olduğu belirtilmiş; kamu görevlileriyle ilgili gerekenin yapılacağı dile getirilmiştir. Yürütmenin başı tarafından kamu görevlilerinin tehdit edilerek hedef gösterilmesi yetmezmiş gibi, bu açıklamalar ayrıca dava konusu Genelge ile bir düzenlemeye dönüştürülmüştür.

Kamu görevlileri ve onların örgütleri, haklarında bir ceza davası açılmasa da, bu Genelge uyarınca tehdit altına alınmak istendiğinin, kurum yöneticileri tarafından keyfi soruşturmalara tabi tutulabileceğinin, sürülebileceğinin, disiplin cezalarıyla cezalandırılabileceğinin farkındadır.

Neredeyse her gün başbakanlık veya bakanlıklarca bir genelge yayımlandığı ve bu genelgeler hiçbir kamu görevlisine tebliğ edilmezken, kurumlar, Resmi Gazetede yayımlanmış bu genelgeyi kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan her kamu görevlisine bilgi sahibi olduğunu belirterek tek tek imzalatmaktadır. Bu durum, kamu görevlilerinin bir biçimde tehdit edilmek istendiği savımızın ne kadar haklı olduğunun bir başka kanıtıdır.

Genelge ile yalnız dernekler değil, hareket, gruplaşma ve teşekkül (kuruluş), dolayısıyla bir bütün olarak her tür örgütlenme tehlikeli olarak gösterilmiştir. Genelge, esasen suç işleme amacıyla kurulmuş örgütleri değil, dernekleri, hareketleri, teşekkülleri ve hatta her türlü gruplaşmayı hedeflemektedir. Bu haliyle Genelgenin yurttaşları örgütlenmekten caydırdığı, tehlikeli gösterdiği, dolayısıyla örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiği açıktır.

Genelge; Anayasanın 38. maddesinde düzenlenen ‘Suç ve Cezaların Yasallığı’, yani hiç kimsenin yasalarda suç olarak belirtilmeyen bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve hiç kimseye yasalarda yer almayan bir cezanın verilemeyeceği ilkesi ile Anayasanın 128. maddesine düzenlenen memurların hak ve yükümlülüklerinin yasayla düzenlenmesi gerektiği kuralına da aykırıdır.