Emekten ve İnsanca Yaşamdan Yana Bir Gelecek İçin;İYİ Kİ KESK VAR!..

 

Bugün, Kamu emekçileri mücadele tarihinin yapı taşı, fiili meşru mücadelenin açık adresi konfederasyonumuz KESK’in 20. Kuruluş yıldönümü…  

 20. Kuruluş yıldönümümüzü çok ağır faşizm koşullarında karşılıyoruz. Darbe koşullarının hüküm sürdüğü yıllarda kurulan Konfederasyonumuz bir kez daha faşizmin sistematik saldırısıyla karşı karşıya… Mezhepçi, cinsiyetçi, milliyetçi, neo liberal politikaları tüm yoğunluğu ve yaygınlığıyla hayata geçiren AKP faşizmi her alanda olduğu gibi çalışma yaşamında da tek tipçiliği geliştirmektedir. Yandaş Konfederasyon ve bağlı sendikaları üzerinden bir yandan emekçilerin hak ve çıkarlarını sermayeye peşkeş çekerken bir yandan da çalışma yaşamını zapt u rapt altına almaktadır.

 

 

 

 

Saldırılar karalamalarla, soruşturmalarla, mobbingle, ayrımcılıkla, gözaltılarla, tutuklamalarla, faili meçhullerle ve diğer baskı türleri devam, ediyor. Toplu gözaltı ve tutuklamalarla zirveye ulaştı. Ötekileştirme ve krimanilize politikalarıyla marjinalleştirilmek istendik, isteniyoruz. Son yıllarda sokağa çıktığımız neredeyse tüm eylemlerde saldırıya uğruyor, engelleniyoruz. TİS ve grev hakkımızı kullanmamız her tür mekanizma devreye sokularak engellenmek isteniyor. Yandaş konfederasyon ve sendikalar yedek güç olarak devreye sokuluyor. Uluslararası sözleşmeler ve anayasal haklarımız hiçe sayılıyor. Şimdi de kamu emekçilerinin pamuk ipliğine bağlı iş güvencesini 657 saylı yasada yapacakları değişikliklerle ortadan kaldırmak istiyorlar. 

 

 

 

AKP’nin saldırıları bununla kalmamakta, hazırladığı zemin üzerinden Konfederasyonumuz üye ve yöneticilerine yönelik katliamlar gerçekleşmesine de göz yumulmaktadır. 10 Ekim Katliamı AKP’nin politika ve muhalefete tahammülsüzlüğünden ayrı ele alınamaz. 10 Ekim katliamında 100 yoldaşımızı, canımızı, kardeşimizi kaybetmemize rağmen AKP’nin saldırıları, yönelimleri bitmedi. Katliamın arka perdesini açığa çıkarmak bir yana daha ilk gün “kokteyl eylem” diyerek muğlaklaştırma çabasına girenler katliamı lanetlemek için gerçekleştirdiğimiz grev ve diğer eylem/etkinlikler nedeniyle yüzlerce arkadaşımız hakkında soruşturmalar açtılar. Katliam üzerinden oy hesabı yapanlara diyoruz ki, zulmünüz artsın ki çabuk zeval bulasınız!

 

 

 

20. Kuruluş yıldönümümüzde önümüzdeki süreci mücadeleyi ve örgütlülüğümüzü büyütme kararlılığı ve çabası içerisinde olacağımızı ifade ediyoruz. 20. Kuruluş Yıldönümümüz olan bugün buradan bir kez daha 10 Ekim’de yaşamını yitiren arkadaşlarımızın vasiyeti olan barış ve demokrasiyi gerçekleştirme sözümüzü yineliyoruz.

 

 

 

Bu ülkenin emeği ile geçinen tüm kesimlerinin önünde her zaman zorlu süreçler, çetin mücadeleler olduğunu en iyi bilenler KESK’lilerdir. Çünkü KESK güçlünün hukukuna karşı her zaman ezilen, dışlanan, ötekileştirenlerin yanında saf tutmuştur. Bu nedenle demokrasiye susamış bir halka baskı, zor ve şiddetten başka bir şey vaat etmeyenlerin öncelikli hedefleri arasında KESK’’in yer alması şaşırtıcı değildir.

 

 

 

Ancak mücadeleci kimliği ile her türlü baskı ve sömürünün karşısında yer alan kamu emekçilerinin örgütü KESK önüne çıkarılan tüm engellemelere, baskılara, gözaltı ve tutuklama kuşatmasına inat, mücadele kararlılığıyla hep ayakta kalmıştır. Bundan sonra da dimdik ayakta kalacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır. Çünkü KESK faşizme karşı demokrasi, savaşa karşı barış, baskılara karşı özgürlük, ırkçılığa ve şovenizme karşı emeğin birliği ve halkların kardeşliği mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.

 

 

 

 

 

 

 

Ç Ü N K Ü;

 

 

 

KESK, insanca bir yaşam mücadelesinin adıdır.

 

 

 

KESK, emekçilerin iradesine iktidarlarının gölgesinde büyüttükleri yandaş konfederasyonla birlikte ipotek altına alanların satış sözleşmelerine, emeğin adının olmadığı bütçelerine teslim olmayacağını haykıranların örgütüdür.

 

 

 

KESK, Emeğinin hakkını almak isteyen, demokratik ve özgür ülke isteyenlerin önündeki engeller artmaya devam ederken “bugün bizim için sadece bir kutlama günü değil, mücadeleyi yükseleme günüdür” diyenlerin konfederasyonudur.

 

 

 

KESK, bizi kapı kulu olarak görenlere, baskılarla sindirmeye çalışanlara, grevli toplu sözleşme hakkımızı engelleyerek güvencesiz çalışma koşullarına, açlık sınırına yakın sefalet ücretlerine mahkûm etmek isteyenlere karşı mücadeleyi yükseltenlerin evidir.

 

 

 

KESK,  EĞİTİM SEN’dir! SES’idir! TÜM BEL SEN’dir! BES’tir! KÜLTÜR SANAT SEN’dir! ESM’dir! TARIM ORKAM SEN’dir! HABER SEN’dir! YAPI YOL SEN’dir! BTS’dir! DİVES’tir!

 

 

 

Bugün başta 10 Ekim Barış Karanfili yoldaşlarımız olmak üzere emekleriyle, ödedikleri bedellerle bu onurlu tarihi yazan arkadaşlarımızı saygıyla anıyor, 20. Kuruluş yıldönümümüzü Barış Karanfillerimize adıyoruz…

 

 

 

Haklılığın, onurun ve kararlılığın mücadelesi ile dolu bu tarihimizin gururunu yaşıyoruz.  

 

 

 

Bir kez daha haykırıyoruz: İYİ Kİ KESK VAR! 

 

 

 

 

 

 

 

KESK’İN 20. MÜCADELE YAŞI TÜM EMEKÇİLERE KUTLU OLSUN!

 

YAŞASIN EMEK, BARIŞ VE DEMOKRASİ MÜCADELEMİZ!

 

YAŞASIN SENDİKAL MÜCADELEMİZ!

 

YAŞASIN KESK!

 

                                  

 

 

 

Telat KOÇ

KESK Dönem Sözcüsü