ÇANAKKALE’DE İBRETLİK OLAY ÇANAKKALE’DE EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİSİ KATLİAMI ÇANAKKALE’ HUKUK KATLİAMI

 


Değerli basın emekçileri ve Çanakkale kamuoyu öncelikle hiçbir yorum yapmadan yaşanmış/yaşanmakta olan bir olayı sizinle paylaşmak istiyoruz.

 

Bir eğitim ve bilim emekçisi 15 Haziran 2015 tarihinde, velilere baskı yaparak izinsiz kermes düzenlemek suretiyle usulsüz para toplamak ve facebook kişisel paylaşım sitesinde siyasi içerikli paylaşımlar ve cumhurbaşkanına hakaret gerekçesiyle açığa alındı. Bu süreç doğrultusunda;

 

 

 

 

  1. İlk iddia olan kermes, 12 Haziran2015 tarihinde okul aile birliği tarafından köy meydanında düzenlenmiş olup karar defterinde kermes işlemleri ve imzaları mevcuttur. Kermes 12 Haziran Cuma günü yani karne günü yapıldı ve akabindeki ilk iş günü olan 15 Haziran pazartesi günü eğitim emekçisi üyemizaçığa alındı. Düzenlenen kermes ile ilgili milli eğitimin ve kaymakamlığın haberdar olmasına rağmen yapılan bu uygulama oldukça düşündürücüdür.

     

  2. Üyemiz eğitim ve bilim emekçisinin görevden uzaklaştırılma gerekçesi ilçe milli eğitim müdürlüğüne şifai (!)olarak intikal etmiş.

     

  3. Müfettişlerin yürüttüğü soruşturma doğrultusunda, 30/06/2015 tarihinde ön incelenin yapıldığını, bu eğitim ve bilim emekçisinin göreve dönmesinde sakınca olmadığı yönünde ilçeye yazı gönderildi ancak göreve döndürülmedi.

     

  4. Görevden uzaklaştırma süresinin en çok üç ay sürebileceği kanunla belirlenmiş olmasına rağmen, 18/08/2015 tarihinde görevden uzaklaştırılma süremin dolmasına 1 ay varken 145. Madde gerekçesiyle 2 ay daha uzatıldığına dair kaymakam oluru tebliği aldı.

     

  5. Görevden uzaklaştırılmasının 2 ay daha uzatılmasının hukuksuz olduğu gerekçesiyle Çanakkale Eğitim Sen ve üyemiz avukatı itiraz dilekçesi verdi. Çanakkale Milli Eğitim Müdürlüğü uzaklaştırma talebinin sehven talep edildiği ayrıca söz konusu yazıda süre de belirtilmediği şeklinde cevap yazdı. Bir tarihin ya da ismin sehven yanlış yazılması anlaşılır da, talebin sehven ve makamların da sehven onayı anlaşılır değildir. Ayrıca tebliğin üst yazısında süre de özellikle belirtilmiştir.

     

  6. Soruşturma raporu 31/08/2015 tarihinde tamamlanıp 04/09/2015 tarihinde ilçeye gönderildi.

     

  7. Soruşturma raporu 04/09/2015 tarihinde ilçeye gönderildi ve uyarma cezası ile eş durumu dikkate alınarak görev yeri değişikliği teklifi yapıldı. Eğitim ve bilim emekçisine bilgilendirmesi ilçe milli eğitim müdürü tarafından sözlü olarak yapıldı ancak savunması alınmadı ve 07/09/2015 tarihinde göreve başlatıldı.

     

  8. 08/09/2015 tarihinde Çanakkale Ezine Kaymakamlığı eğitim ve bilim çalışanımız hakkında facebook kişisel paylaşım sitesinde cumhurbaşkanına hakaret eden paylaşımda bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Beyanında 26 Şubat 2014 tarihli bir paylaşımı esas aldı.

     

  9. 17/09/2015 tarihinde üyemizin evine gönderilen jandarma nöbetinde savcılığa götürüldü ve ifade verdi. Ardından üyemiz nöbetçi mahkemeye çıkarıldı. Üyemiz oradaki ifadesinde de iddia edilen paylaşımın Şubat 2014 tarihli olduğunu, Erdoğan’ın o tarihte cumhurbaşkanı olmadığını, paylaşımların da hakaret içermediğini, medyada paylaşımda olan mizahi ve eleştirel paylaşımlar olduğunu belirtti. Mahkeme üyemize ATILI SUÇUN YASAL UNSURLARI İTİBARIYLA OLUŞMADIĞINA karar verdi.

     

  10. Eğitim ve bilim emekçimiz üzerine atılı usulsüz kermes ve cumhurbaşkanına hakaret suçlarından aklanmış olduğu halde süreç inatla ve hukuksuzlukla devam ettirildi.

     

  11. Üyemize 28/09/2015 tarihinde HİZMETİN GEREĞİ-Soruşturma- olarak başka bir okula tayin edildiği bilgisi ve kararname iletildi. Üyemizin tayin edildiği okul Çanakkale’nin en uzak ilçesinin en uzak beldesi olan Yenice-Akçakoyun İlkokulu’dur. Üyemizin tayin edildiği okul ile halen eşi ile birlikte oturduğu Ezine İlçesindeki konutu arasında yaklaşık 200 km yol vardır. Bu tayin anayasaya aykırı olarak üyemizin aile bütünlüğünün bozulması anlamına gelmektedir. Üyemizin tayin edildiği okula gidiş geliş yapma ve orada barınma imkânı yoktur. Üyemiz hakkında soruşturma sonucu hazırlanan Müfettiş Raporunda eş durumunun da dikkate alınması gereği belirtilmişti.

     

  12. Üyemiz 02/10/2015 tarihinde kararnamemle ilgili şahsi olarak ilçeye dilekçe verdi. Ancak henüz bu dilekçeye dair bir cevap alınamadı. Mahkeme sürecini başlatmak için avukatı soruşturma dosyasının örneğini talep etti. Eylül ayından beri kendilerine dosya da VERİLMEDİ.

     

  13. Üyemiz 09/10/2015 tarihinde Ezine İlçesinden ayrılışını yaptı. Bu tayin ile ilgili olarak 14/10/2015 tarihinde yürütmeyi durdurma davası açıldı ve henüz bir sonuç alınamadı.

     

  14. Üyemizin tayin edilmesiyle ilgili olarak Çanakkale Milli Eğitim Müdürü Zülküf MEMİŞ tarafından üyemizle ilgili soruşturmada MESELENİN KERMES DEĞİL SİYASİ OLDUĞUNU, tayini kendisinin düzenlediğini, yaptığının arkasında olduğunu, Ezine’ye gelen ŞEHİT CENAZESİ doğrultusunda bu kararı aldığını beyan etmiştir. Haziranda açılan soruşturmanın eylüldeki şehit cenazesine bağlanarak üyemiz HEDEF GÖSTERİLMEKTEDİR. Çanakkale Milli Eğitim Müdürü tarafından yapılan bu açıklama açıkça suç işlemektir. Bu konuda kısa sürede suç duyurusunda bulunulacaktır.

     

  15. Mahkeme sürecini başlattıktan sonra milli eğitim kararın iptal edilmesi ihtimaline yönelik üyemizin görev yaptığı Çanakkale ili Ezine ilçesi Dalyan İlkokulunun kapatılması çalışmalarına başladı. Dalyan İlkokulunun velilerine Ezine İlçesi Geyikli Beldesinde ikinci adres aldırıp öğrencilerin nakillerin Ezine Geyikli İlkokuluna aldırdı. Öğrencilerin Dalyan’dan yaklaşık 5 km uzaktaki Geyikliye okula gidişleri için ticari taksi tahsis edildi ve iki hafta 8 öğrenci karga tulumba balık istifi araca alıp Geyikliye taşındılar. Bu durum basına yansıyınca servis düzenleyip taşımaya başladılar. Başlatılan servis uygulaması da usulsüz ve öğrenci taşıma usullerine uymuyor.

     

  16. Bu sürecin son aşaması olarak Kasım ayı içinde de Çanakkale ili Ezine ilçesi Dalyan İlkokulu için kapatma raporu düzenleyip, öğrenci sayısının yetmezliği gerekçesiyle Dalyan İlkokulunu Çanakkale Valiliği oluru ile KAPATILDI.

     

  17. Bu süreç içerisinde müfettiş raporları, göreve başlama yazısı, soruşturma dosyası, okulun kapatılma yazıları vb. tarafımıza resmi olarak verilmedi.

     

 

Bütün bu özetlenmeye çalışılan süreç bize inanılır gibi gelmiyor olsa da gerçek ve yaşandı. Bir eğitim ve bilim emekçisi olan üyemizin bu yaşadıkları HUKUK, EĞİTİM KALİTESİ, ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM ALMA HAKKI ve başka konular ile ilgili değildir. Bu konudaki hukuk mücadelemiz kesintisiz bir şeklide devam edecek olmakla birlikte aşağıdaki soruları sorma ihtiyacı hissediyoruz:

 

  • Çanakkale’nin Valilik ve Ezine’nin Kaymakamlık makamlarının hedefi; çocuklarımızın evrensel değerlerden hareketle gelişmesi için eğitim ve bilimin niteliğinin artması mı yoksa bütün hukuk kuralları çiğnenerek bir üyemizin LİNÇ edilmesi midir?

  • Çanakkale il Milli Eğitim Müdürlüğü ve Ezine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün amacı; çocuklarımızın evrensel değerlerden hareketle gelişmesi için eğitim ve bilimin niteliğinin artması mı yoksa bütün hukuk kuralları çiğnenerek bir üyemizin LİNÇ edilmesi midir?

  • Bu kadar göz göre göre hukukun çiğnenmesi sürecinin arkasından nelerin çıkacağı merak konusudur. Bütün kamuoyunun bu konudaki gelişmeleri yakından izleyeceğini düşünüyoruz.

  • Bütün bu süreçte bilerek hukuka aykırı iş yapan yöneticilerin “GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK ” suçu işlemekte olduğunu, yine görevi kötüye kullanarak ‘’ZORLA SUÇ UYDURULMASINA’’ çalışıldığını düşünüyoruz. Bu konuda hukuki girişimlerimiz devam edecektir.

  • Bütün bu süreç kamu görevlilerinin amacının HİZMET ETMEK mi yoksa EGEMENLİK KURMAK mı olduğu sorusunu gündeme getirmektedir.

     

    Bu süreçte belirleyici olan bütün kamu görevlilerini bir an önce bu haksız uygulamayı ortadan kaldırmaya ve kamuoyunu aydınlatmaya davet ediyoruz.

     

 

Çanakkale Eğitim Sen Yürütme Kurulu