<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çanakkale Eğitim Sen</title>
	<atom:link href="http://www.canakkaleegitimsen.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.canakkaleegitimsen.org</link>
	<description>Çanakkale Eğitim Sen</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 14:07:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>KIRIKKALE ŞUBEMİZ ÖYKÜ YARIŞMASI</title>
		<link>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/kirikkale-subemiz-oyku-yarismasi</link>
		<comments>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/kirikkale-subemiz-oyku-yarismasi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 14:06:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleegitimsen.org/?p=1814</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye-ya1..1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1818" title="hikaye ya[1].." src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye-ya1..1.jpg" alt="" width="660" height="931" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/kirikkale-subemiz-oyku-yarismasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ ZİYARETİMİZ HK.</title>
		<link>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/il-milli-egitim-muduru-ziyaretimiz-hk</link>
		<comments>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/il-milli-egitim-muduru-ziyaretimiz-hk#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 15:13:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleegitimsen.org/?p=1810</guid>
		<description><![CDATA[Şube Yürütüme Kurulumuz; 21 Şubat 2012 Salı günü İl Milli Eğitim Müdürümüz Şaban KARATAŞ&#8217; a ilimizde yaşanan sorunlar ile ilgili ziyarette bulundu. Ziyarette ilettiğimiz konular aşağıda sunulmuştur. &#160; Öncelikle kentimize yeni gelen il milli eğitim müdürü Dr. Şaban KARATAŞ’a hoş geldin diyor ve çalışmalarında kolaylıklar diliyoruz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) olarak eğitim ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şube Yürütüme Kurulumuz; 21 Şubat 2012 Salı günü İl Milli Eğitim Müdürümüz Şaban KARATAŞ&#8217; a ilimizde yaşanan sorunlar ile ilgili ziyarette bulundu. Ziyarette ilettiğimiz konular aşağıda sunulmuştur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öncelikle kentimize yeni gelen il milli eğitim müdürü Dr. Şaban KARATAŞ’a hoş geldin diyor ve çalışmalarında kolaylıklar diliyoruz.</p>
<p>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) olarak eğitim ve bilim ile ilgili her üretim, karar, uygulama ve sorunun paydaşı/tarafı olduğumuzu tekrar hatırlatmak isteriz. Bu nedenle yapılacak her olumlu çalışmada katkı vermek ve yaşanan sorunların çözümünde alternatifler üretmek çalışma tarzımızın bir parçasıdır.</p>
<p><strong>Güncel uygulamalarda en önemli konu norm fazlası öğretmenlerin atamalarıdır</strong>:</p>
<p>2011-2012 Eğitim Öğretim Yılı (08) no&#8217;lu ihtiyaç fazlası öğretmenlerin atama listesi Çanakkale Milli Eğitim Müdürlüğü Sitesinde yayınlanmıştır. EĞİTİM SEN olarak yaptığımız incelemede aşağıda maddeler halinde sıralanan sorunlar tespit edilmiştir:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1</strong>. Arıburun İlköğretim Okulu Beden Eğitimi öğretmeni 12 saat derse girdiği halde okulda ihtiyaç fazlası duruma düşmüştür. Son atama listesinde 7 (yedi) beden eğitimi öğretmeni ihtiyaç fazlası belirtilmiş ve bunlardan 2’si Milli Eğitim Müdürlüğü ve Küçükkuyu’da bırakılmıştır. Halen bulunan 7 (yedi) ihtiyaç fazlası öğretmenin puanlarına göre sıralandığında sözü edilen öğretmen 2. yüksek puana sahip (17 yıllık öğretmen) iken Ezine Çok Programlı Lisesi’ne atanmıştır. Bu uygulamayla çelişir bir şekilde Hüseyin Akif Terzioğlu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi’nin Beden Eğitimi kadrosu boş bırakılmıştır.</p>
<p><strong>Öneri 1</strong>: Norm fazlası öğretmenlerin atanmaları sırasında da hangi ölçütlerin esas alınacağı önceden açıklanmalı ve uygulamada da bu ölçütlere ne derece uyulduğu açıkça ilan edilmesi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2</strong>. Bilişim Teknolojileri öğretmenlerinin yer değiştirmesi için erken davranıldığı düşünülmektedir. Uygulanması düşünülen Fatih Projesi’nde ihtiyaç doğacağı açıktır. Ayrıca Çanakkale’de 25 Bilişim Teknolojileri öğretmen ihtiyacı belirlenmiş, 18 öğretmen de ihtiyaç fazlası görülmüştür. Ancak 11 öğretmen atanmış, ihtiyaç olduğu halde 7 öğretmen atamasının yapılmamasının nedeni merak edilmektedir. Bu atamaların yapıldığı yerlerde bu ders yok. Şu anda Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri ile ilgili Fatih Projesi kapsamında hazırlık var. Bu hazırlıklar sonrasında Bilişim Teknolojisi öğretmenlerinin şu anda bulundukları yerlerde de ihtiyaç oluşabilecektir. Bilgisayar öğretmenimizin atandığı okulda bilgisayar dersi bulunmamaktadır. Bu öğretmenimiz şu anda bulunduğu okulda 4 saat,Ömer Mart İlköğretim Okulunda 12 saat derse girmektedir.Ayrıca kendi okulunda bilgisayar formatörü onayı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Öneri 2</strong>: Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan bu çalışmaların beklenerek uygulamanın şekillenen yeni duruma göre yapılması.İhtiyaçların yeniden değerlendirilmesi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3</strong>. Kepez Hüseyin Akif Terzioğlu Güzel Sanatlar Lisesi Felsefe öğretmeni bölgesinde toplam 16 derse girmektedir. Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ilk ihtiyaç fazlası düzenlemede okul idaresine sorulmuştur. Okul idaresi ihtiyaç olabileceğini bildirmiştir. Felsefe öğretmenimiz Anadolu Lisesi öğretmenliği sınavını kazandığı halde Çan Lisesi’ne atanmıştır. Bu kararın uygulanması durumunda okullarda derslerin yürütülememesi sıkıntısı oluşacaktır.</p>
<p><strong>Öneri 3</strong>: Öğretmenlerin bulundukları yerlerden ayrılması durumunda öğretmen açığı olacak durumların tekrar değerlendirilmesi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>4</strong>. Yukarıdaki örneğin aksine Kepez Hüseyin Akif Terzioğlu Güzel Sanatlar Lisesi kimya öğretmeni Anadolu Lisesi öğretmenliği sınavını kazanmadığı halde Anadolu Lisesi’ne atanmıştır.</p>
<p>Anadolu Liseleri’ne öğretmen alımı için Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınav şartı arayacağı bilinmektedir. Fakat atamalarda ihtiyaç fazlası öğretmenlerin Anadolu Liselerine atandığı görülmektedir. Bu öğretmenlerimizin durumunun sınav uygulamasından sonra ne olacağı belirsizdir.</p>
<p><strong>Öneri 4</strong>: Çok yakında yapılacak olan Anadolu Lisesi öğretmenlik sınavı sonrasında yönetmeliklere uygun atamaların yapılması.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>5</strong>. Ezine Çok Programlı Lisesi’nde Bilgisayar öğretmeni olmadığı halde 1 öğretmen ihtiyaç fazlası görülmektedir.</p>
<p><strong>Öneri 5</strong>: Kurumların gerçek ihtiyaç ve ihtiyaç fazlası durumlarının gerçekçi olarak belirlenemediği düşüncesi oluşmuştur. Bu nedenle durum gerçek boyutları ile belirlenip norm fazlası atama işlemlerinin sonra yapılması.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>6</strong>. Bazı okullarda sınıf sayısı ve ders sayısı aynı olduğu halde branş kadroları bulunmaktadır. Ama aynı şartlarda farklı okullarda aynı branşlar ihtiyaç fazlası durumuna düşmektedir. Bunun sebebi bazı ilköğretim okullarında, sınıf öğretmeninin sorumluluğunda olması gereken, “serbest etkinlik” derslerinin uygulanması yanlış anlaşılmaktadır.  Bu derslerde sınıf öğretmeni sınıfta bulunur. Gerekli branş öğretmeni yardımcı olmak amacı ile derse girer.</p>
<p><strong>Öneri 6</strong>: Bu konuda uygulama şeklinin ortaklaştırılarak aynı konuyla ilgili farklı okulda farklı uygulamanın önüne geçilmesi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>7</strong>. Ayrıca yapılan atamalarda uzun süredir öğretmenlik mesleğini yapan, aile düzenini şimdiki biçimde oluşturmuş öğretmenlerimizin ailevi sorunları da gündeme gelecektir. Bu öğretmenlerimiz içinde aile bireylerinin özel bakıma ihtiyacı olan öğretmenlerimiz de var.</p>
<p><strong>Öneri 7</strong>: Bu konuyla ilgili durumların yeniden değerlendirilmesi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>EĞİTİM SEN Çanakkale Şubesi olarak sıraladığımız sorunların çözümünün ilimizde eğitim barışı ve kalitesinin yükseltilmesi bakımından önemli olduğunu düşünmekteyiz. Çanakkale’de eğitim barışının sağlanması ve kalitesinin yükseltilmesi konusundaki çalışmalara katkı vermeye hazırız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;">  Prof. Dr. Telat KOÇ</p>
<p style="text-align: center;" align="center"> EĞİTİM SEN Çanakkale Şubesi</p>
<p style="text-align: center;">  Yürütme Kurulu Başkanı</p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/imagesCAPR1X0T1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1811" title="imagesCAPR1X0T" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/imagesCAPR1X0T1.jpg" alt="" width="241" height="209" /></a></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/il-milli-egitim-muduru-ziyaretimiz-hk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖĞRENMEYE DAİR.</title>
		<link>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/ogrenmeye-dair</link>
		<comments>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/ogrenmeye-dair#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 14:52:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleegitimsen.org/?p=1806</guid>
		<description><![CDATA[Bu aralar, katıldığım ve çok etkilendiğim bir eğitim programının önermiş olduğu çeşitli kaynaklara ulaşıp okumalarımı gerçekleştiriyorum. Her okuduğum tümcede uzun duraksamalar yaşamak zorunda kalıyorum ve çok şaşırıyorum.( ya ben bunu hiç düşünmemiştim diye ya da kendi yaşadıklarımla uzun karşılaştırmalar yapıyorum.) ‘Kadınların öğrenmesine yeni bir bakış’ adlı bir makale okuyorum ve mutlaka paylaşmalıyım diye düşünerek not [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu aralar, katıldığım ve çok etkilendiğim bir eğitim programının önermiş olduğu çeşitli kaynaklara ulaşıp okumalarımı gerçekleştiriyorum. Her okuduğum tümcede uzun duraksamalar yaşamak zorunda kalıyorum ve çok şaşırıyorum.( ya ben bunu hiç düşünmemiştim diye ya da kendi yaşadıklarımla uzun karşılaştırmalar yapıyorum.)</p>
<p style="text-align: justify;">‘Kadınların öğrenmesine yeni bir bakış’ adlı bir makale okuyorum ve mutlaka paylaşmalıyım diye düşünerek not almaya karar veriyorum. Platon’dan Rousseau’ ya kadar uzanan geniş yelpazede batılı ünlü (erkek) filozoflar, kadınların tam anlamıyla öğrenip öğrenemeyeceğini veya ‘ yüksek’ öğrenmeyle ilişkilendirilen mantıksal öğrenmeye adım atıp atamayacaklarını araştırmışlar. Kadınlar ‘verimli rahimler ve kısır beyinler’ olarak betimlenmiş. Bu tanım hala çok tanıdık geliyor. Çünkü benzeri bir çok cümle, bugün kullandığımız dile kadar yaşamış ve biz kadınlar için bile, bolca kullanılan bir şekilde varlığını sürdürmekte. Son yüzyıl içinde dahi, kadının üretken ve etkin kapasitesi ikincileşmeye devam etmiş. 20. yüzyıl başlarında ünlü bir kadın doğum ders kitabı,’’Bir kadının entelektüel olabilmek için çok küçük; ancak sadece aşk için yeterli kafaya sahip olduğunu’’ belirtiyor. 1800’lerin sonlarına doğru kadının biri çıkıp ‘’beyin bir cinsel organ değildir’’ deyivermiş. Kışkırtıcı olmuş elbette bu söz. Ancak ne kadar kışkırtıcıysa o kadar da doğru olduğu için yüksek çıkan sesler çabuk kısılmış. Ama sadece kısılmış, yok olmamış. Bu düşünce halen var. Ancak, öğrenenler olarak kadınların örgün eğitimdeki başarıları bizim fikirlerimizi güçlendirmemizde ve bu konuda uzun yol kat etmemizde etkili oluyor. Kadınlar bir zamanlar yüksek öğrenimden mahrum kalırken, şu anda lisans mezunlarının yarısından fazlasını oluşturmakta.</p>
<p style="text-align: justify;">Kız öğrenciler ve kadın öğrenenler yüksek not almaya daha eğilimlidirler (Howe ve Strauss, 2000). Daha çok işbirliğine dayalı ve empatik öğrenme olarak nitelenen ‘’kadınların bilme yolları’’(Belenky, Clinchy, 1986.), geleneksel olarak erkeklerle ilişkilendirilen daha rekabetçi ve bireyci bilme tarzlarına göre, gerek örgün eğitim gerek işyerindeki öğrenmede daha uygun yollar olarak teşvik edilmektedir. Halen görünmez olan annelik ve ev halkının yönetimi gibi kadın etkinliklerini enformel bir öğrenme kaynağı olarak kabul ediyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Kadınların öğrenmesi üzerine yapılan kapsamlı bir edebiyat taramasında karşımıza çıkanlar ise şöyle özetleniyor: “Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten” i anımsatan bir dizi tekerlemeye benzer şeyle karşılaşılıyor. Kadın ve erkek öğrenenler sanki ‘’farklı dilleri’’ konuşuyorlarmış gibi tasvir ediliyorlar. Erkekler bilginin paylaşımına, tavsiyelerde bulunmaya yönlendirilirken, kadınlar duyguların paylaşımı, empati kurarak iletişime geçmeye yönlendiriliyorlar. Erkeklerin problem çözmede bağımsız hareket etmeyi tercih ettikleri varsayılırken, kadınların grup içinde problem çözmeyi tercih ettikleri düşünülmektedir. Bu tasvirlerde kadınların öğrenme kapasitesini sorgulamak için yüzyıllardır kadınlara atfedile gelmiş eski kalıp yargılarla rahatsız edici benzerlikler görünmektedir. Çeşitli nedenlerle de bu alanda çalışan birçok kişi arasında pek çok fikir ayrılığı oluşmuş görünüyor.</p>
<p style="text-align: justify;"> Örneğin matematik becerilerine ilişkin cinsiyet farklılıkları gerek araştırmacılar gerekse popüler medya tarafından abartılmakta ve çarpıtılmaktadır. Oysa test sonuçlarına bakıldığında farklılıklardan çok örtüşmelerin olduğu görülüyor. Cinsiyetten ziyade yaş ve ırksal özelliklerin etkileri ortaya çıkıyor. Yani erkekler de kadınlar da üstün matematik zekasıyla doğmuyorlar. Benim burada diyeceğim o ki, insan olarak matematik alanında bile eşit öğrenme güçlerine muktedir sek(bilim öyle diyor şimdilik)bırakın da yüzyıllardır önümüzdeki kalın duvarlardan dolayı öğrenemediğimiz pek çok şeyi öğrenelim. Hayatı yüzde yüz paylaşarak. Ne dersiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Devamı 8 Mart Perşembe günü Cumhuriyet Meydanı’nda. Saat 17:00’da.  </p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özlem ERGUN AÇANAL</p>
<p>Şube Kadın ve Eğitim Sekreteri</p>
<p> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/egitim-sen.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1807" title="egitim-sen" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/egitim-sen.jpg" alt="" width="400" height="266" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/ogrenmeye-dair/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hukuk/Meşruiyet</title>
		<link>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/hukukmesruiyet</link>
		<comments>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/hukukmesruiyet#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 14:44:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleegitimsen.org/?p=1802</guid>
		<description><![CDATA[Yazılı ya da sözlü hukuk; önceden tarafların katılımıyla belirlenmiş kurallar bütününü ifade eder. Güncel durumda evrensel yazılı hukuk, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi temelli çalışır (En azından demokrasi ile yönetildiğini iddia eden ülkelerde) ve olay ile olgular için kurallar baştan belirlenir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin ikinci maddesi bu bildirgenin temel felsefesini ifade eder.   Madde 2 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;">Yazılı ya da sözlü hukuk; önceden tarafların katılımıyla belirlenmiş kurallar bütününü ifade eder. Güncel durumda evrensel yazılı hukuk, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi temelli çalışır (En azından demokrasi ile yönetildiğini iddia eden ülkelerde) ve olay ile olgular için kurallar baştan belirlenir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin <strong>ikinci</strong> maddesi bu bildirgenin temel felsefesini ifade eder.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;"><strong>Madde 2<br />
</strong>1. Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu Bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">2. Ayrıca, bağımsız, vesayet altında ya da kendi kendini yönetemeyen ya da egemenliği başka yollardan sınırlanmış bir ülke olsun ya da olmasın, bir kişinin uyruğu olduğu ülke ya da memleketin siyasal, hukuksal ya da uluslararası statüsüne dayanarak hiçbir ayrım yapılamaz.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin <strong>yedinci</strong> maddesi ikinci maddeyi tamamlar niteliktedir.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;"><strong>Madde 7<br />
</strong>Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasa tarafından eşit korunmaya hakkı vardır. Herkes, bu Bildirgeye aykırı herhangi bir ayrımcılığa ve ayrımcı kışkırtmalara karşı eşit korunma hakkına sahiptir.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">Türkiye’de anayasa ve yasalar, tartışılmakla birlikte, yazılı metinlere bakılınca, aslında demokrasinin belli bir seviyeye getirilebilmesi için gerekli kulların pek çoğunu içermektedir. Yazılı hukuka ek olarak birde sözlü hukuk vardır. Sözlü hukuk ya toplumun binlerce yıldan gelen ortak yaşamları ya da kişilerin ilişki ve iletişimlerinde oluşturdukları kullardır. Bununla birlikte Türkiye’de genelden özele en önemli sorun; yazılı/sözlü kural ve hakların ya uygulanmaması/kullandırılması ya da kişiye göre uygulanması/ kullandırılmasıdır.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">Hukuk kuraları ve hakların uygulanmaması/kullandırılmamasıyla ilgili, genelden özele, örneklerden bazıları aşağıda sıralandı:<br />
• Bergama Ovacık altın medeni Türkiye’deki bütün yargının işletilmemesi kararına rağmen işletiliyor.<br />
• Meclise gönderdiğimiz ve oluşturacakları hukuk kuralları ile yaşamımızı kolaylaştırmaları için görevlendirdiğimiz kişiler (millet vekilleri dahil bütün görevliler) kendileri kurallara uymuyor.<br />
• Kişilere özgü yasalar çıkarılıyor.<br />
• Tutuklamalar fiili cezalara dönüşmüş durumda.<br />
• Anayasaya Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) kurallarını kabul ettiği halde kamu çalışanlarının <strong>GREV</strong> hakları ellerinden alınmaya çalışılıyor.<br />
• Görevinden uzaklaştırılanlar mahkeme kararı ile görevlerine iade edildikleri halde yine sürülüyorlar. Hatta bu da yetmiyormuş gibi eşini yeni kaybetmiş bir kişi bile, bırakın hukuk kurallarını <strong>mateme/acıya</strong> bile saygı gösterilmeyerek, tekrar tekrar sürgün ediliyor.<br />
• İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, anayasa, hukuk kuraları çiğnenerek, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, kişiler eşlerinden dolayı cezalandırılıyor ve aile bütünlüğü parçalanıyor.<br />
• Kişilere, çalışmalarıyla kazandıkları ve bilim kurullarının onayladıkları, hakları verilmiyor.<br />
• Kişiler hiç kimsenin gitmek istemediği yere gidip görev yapmak istedikleri halde, teşekkür edilmesi gerekirken, hukuki olarak hiçbir şekilde açıklanamayacak bir şekilde sürgün ediliyor/görevlendiriliyorlar.<br />
• Görev uzatmaları ya da yeni görevlendirmeler kişilerin yetkinlikleri değil düşünce ve ailelerine göre yapılıyor.<br />
• ………………………………… örnek o kadar çok ki!!!</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">İşte yukarıda sıralanan durum bir <strong>an</strong>’ı işaret etmektedir. Bu <strong>an</strong> bu uygulamaları yapan kişi ya da kurumların <strong>bitişlerinin başlangıç</strong> anıdır. Belki yukarıda işleyen büyük çarkların işlemesine hizmet ettikleri sürece görevlerine ve bu uygulamalarına devam edebilirler fakat toplum gözünde <strong>bitmişlerdir</strong>.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">Bilinmesi gereken bir başka konu da bireyler birlikte olunca büyük çarkları da değiştirebilirler. Evrensel hak ve hukuka aykırı uygulama yapan kişilerin çevresinde güncel uygulamalardan çıkar sağlayıp yaptıklarının çok iyi/padişahım çok yaşa diyen olabilirler fakat en kısa zamanda, ya da güç dengelerinin değişikliğinde mi desek, onlar da kalmayacaktır. Yakın ve uzak geçmişimiz bu konuda üzücü örnekler ile doludur. Görevler belki bir şekilde devam eder fakat habersizce herhangi birisinin kapısını çalıp<strong> “Merhaba, çayını içmeye geldim”</strong> diyebilmenin mutluluğunu yaşayamazsınız. Hatta önceleri hükümdarlık sürdüğünüz kurumlara gelemezsiniz bile.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">Fakat esas olan şu ya da bu şekilde olur demek değil çözüm üretmektir. Bu nedenle herkese sesleniyorum ne olur arkadaşlar! (Benim arkadaşlığımı kabul ediyorsanız) hiç olmazsa bundan sonra farklı olsun. Yapılan hataları düzeltelim, verilmeyen hakları verelim, hukuk kurallarına uyalım, verdiğimiz sözleri tutalım. Hak verilmez alınır, bunu biliyor ve buna göre mücadele ediyorum fakat bazı şeylerinde insani ilişkiler ile çözülebileceği konusunda<strong> umutlanmak istiyorum! </strong></div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;"><strong>Böylesi hepimiz ve savunduğumuz değerler için en iyi.</strong></div>
<div><strong></strong> </div>
<div><strong>Telat KOÇ</strong></div>
<div><strong>Eğitim-Sen Ç.kale Şube Başkanı</strong></div>
<div><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/telat.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1803" title="telat" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/telat.jpg" alt="" width="400" height="266" /></a></strong></div>
<div> </div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/hukukmesruiyet/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Değerli Basın Emekçileri;</title>
		<link>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6</link>
		<comments>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 08:52:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kesk]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleegitimsen.org/?p=1779</guid>
		<description><![CDATA[Bugün 15 Şubat. Kamu emekçileri ilk kez 2012 yılının ikinci ayında da zamsız maaş alıyor. Geçtiğimiz ay sadece 2.68’lik enflasyon farkı ödenen 2 milyonu aşkın kamu emekçisi ve 1 milyon 800 bin emekli, bugün yine zamsız maaş almak zorunda kalmıştır.  Maaşlarımıza ancak günlük bir simit almaya yetecek kadar “enflasyon farkı zammı” yapan AKP iktidarı, yaptığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bugün 15 Şubat. Kamu emekçileri ilk kez 2012 yılının ikinci ayında da zamsız maaş alıyor. Geçtiğimiz ay sadece 2.68’lik enflasyon farkı ödenen 2 milyonu aşkın kamu emekçisi ve 1 milyon 800 bin emekli, bugün yine zamsız maaş almak zorunda kalmıştır.  Maaşlarımıza ancak günlük bir simit almaya yetecek kadar “enflasyon farkı zammı” yapan AKP iktidarı, yaptığı Anayasa değişikliğinin gereği olarak çıkarması gereken toplu sözleşme yasasını geçen 18 ayda hala Meclis’ten geçirmeyerek maaş zamlarımızı sürekli ertelemekte ve sonuçta milyonlarca kamu emekçisini ve ailelerini mağdur etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bakanlar Kuruluna gönderilmesinin üzerinden 4 ay geçen yasanın hala bir türlü çıkmamasının sorumlusu, yoksulluk sınırının altına itilen milyonlarca kamu emekçisi mi, yıllarca kamuda çalışmış ve üç kuruş parayla geçimlerini sağlamaya çalışan emekliler midir? Yoksa işine geldiğinde kamu yönetimini alt üst eden onlarca KHK’yı ve milletvekili emeklilik maaşlarını fahiş oranda artıran yasayı bir gecede çıkaran AKP iktidarı mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Kamu emekçileri, emekliler ve onların aileleri ücret zammı ve diğer konulardaki gecikme nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Bizler günü gelen faturamızı bir gün geciktirdiğimizde,  bizlerden fatura bedeli üzerine “yasal faiz” işletilerek fatura tahsili yapılmaktadır. Ancak fatura ve vergi ödemelerinde hassas olan hükümet, aynı hassasiyeti ülkenin dört bir yanında kamusal hizmetleri yerine getirmek için çalışan kamu emekçilerinin ücret ve sosyal hakları konusunda göstermemektedir.Yıllardır uygulanan neo-liberal politikaların en büyük mağdurlarından birisi de kamu çalışanlarıdır. Ekonominin sürekli büyümesiyle övünmeyi artık gelenek haline getiren AKP hükümeti, sıra büyümeden pay isteyen kamu emekçilerine geldiğinde “bütçe dengesi” bahanesinin ardına sığınmaktadır. Kamu emekçilerine yıllardır % 3-4 gibi sadaka zammını toplu görüşme oyunuyla reva gören hükümet, aylardır zamsız maaşa da kamu emekçilerini alıştırmaya çalışıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP hükümetinin Çalışma Bakanı, zamsız maaş almamızın gerekçesini Konfederasyonların yasa konusunda anlaşamamaları olarak gösteriyor. Bu nedenle de yasanın çıkarılamadığını söyleyerek sorumluluktan kurtulmaya çalışıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi buradan soruyoruz. Bizler bilmek istiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ülkede hangi kamu emekçisi ya da hangi konfederasyon ülkemiz kamu emekçilerinin evrensel sendikal normlara, imzalanan uluslar arası sözleşmelere ve anlaşmalara uygun,  uygar dünya ülkelerinin kendi kamu emekçilerine on yıllar öncesinde tanıdığı haklara ulaşmasına karşı çıkıyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi kamu emekçisi ya da hangi konfederasyon sendikal özgürlüğün ayrılmaz parçası olan grevli bir toplu sözleşme düzeninden yana değil?Örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasına, kamu hizmeti yapan tüm çalışanların sendika üyesi olmasına, sendika kurmasına hangi kamu emekçisi, hangi konfederasyon karşı çıkıyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi sendika ya da konfederasyon toplu sözleşmelerin kapsamının sadece mali ve sosyal haklarla sınırlanmasını, hizmet kollarında toplu sözleşme yapılmamasını istiyor?Hangi sendika ya da hangi konfederasyon yıllardır belediyelerle yapılan toplu sözleşmelerin yasaklanmasını istiyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Varsa böyle bir kamu emekçisi ya da konfederasyon, söyleyin bizler de bilelim.<strong>KESK, G</strong>rev hakkımızın yasal teminat altına alındığı özgür bir Toplu Sözleşme düzeni talep etmektedir. Bunun için örgütlenme özgürlüğünün önündeki bütün engellerin kaldırılmasını, aynı işyerinde çalışan tüm emekçilerin aynı sendikalara üye olabilmesini, toplu sözleşmenin kapsamının ekonomik, demokratik, mali, sosyal ve özlük haklarımızı kapsayacak biçimde genişletilmesini ve her sendikanın üyeleri adına toplu sözleşme yapabilmesini savunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kamu emekçilerinin haklarını yirmi beş yıldır her koşulda savunan KESK, yıllardır birçok baskıya maruz kaldı. Son dönemde Meclis’teki 4688 sayılı yasa taslağına karşı ülke genelinde eylem ve etkinliklerimizi sürdürürken hem hükümet hem de yandaşları tarafından çeşitli baskı ve karalamalarla mücadelemiz gölgelenmeye çalışılıyor. Bugüne kadar baskı ve yasaklarla engelleyemedikleri mücadelemizi, bizlere yönelik adli ve siyasi baskılarla zayıflatmaya çalışıyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Kendisinden önceki her emek düşmanı siyasi iktidar gibi, AKP iktidarı da emekçiler arasına nifak sokarak, ayrımcılık yaparak bölünmeler yaratmaya çalışmaktadır. Bu değirmene su taşıyan, “kraldan çok kralcı” sendikalar geçmişte de vardı, bugün de maalesef var. Üyelik başvurusunda bulundukları uluslararası sendikalar tarafından “yandaş” oldukları tescil edilerek üyelik başvuruları ret edilen yandaş konfederasyon yönetimleri, başta kendi üyeleri olmak üzere tüm kamu emekçilerinin sendikal hak ve özgürlüklerinin önündeki en büyük engeldir. Kendilerine yandaş dediğimiz için öfkelenen, “yandaşlık dimdik bir duruşu gerektirir” diyerek böbürlenenlere diyecek tek bir cümlemiz var. Evet, dimdik bir duruşa sahipsiniz. İktidarın önünde el pençe divan dimdik duruyorsunuz. KESK’i ve onun mücadelesini karalayarak, iftira ve çamur atarak kendi ayıbınızı, işbirlikçiliğinizi gizlemeye çalışıyorsunuz. Ama şu gerçeği sizler de çok iyi biliyorsunuz ki, nasıl güneş balçıkla sıvanmazsa, KESK’i ve mücadelesini de çamur atarak kirletemezsiniz. Buradan hükümetle içli dışlı ilişkisi tescillenen yandaş konfederasyona üye olan dürüst ve adalet duygusu zedelenmemiş kamu emekçilerine sesleniyor ve iktidarın zulmü karşısında “biat edenlerin” değil, mücadele edenlerin yanında yer almaya çağırıyoruz. 13 Şubat günü Konfederasyonumuzun ve Sendikalarımızın yöneticisi ve üyesi olan on beş kadın arkadaşımız gözaltına alındı. Kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin her geçen gün arttığı, açlığın ve yoksulluğun faturasını büyük oranda ödeyen kadınlarımızın haklarının savunulmasını önemli bir görev olarak kabul eden KESK’li kadınlar, 8 Mart eylem ve etkinlik programlarını açıkladıktan iki gün sonra gözaltına alındılar. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Hiçbir baskı ya da gözaltı kadın mücadelesini yükseltmemizi engelleyemeyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">KESK, dün olduğu gibi, bugün ve gelecekte de kamu emekçilerinin hiçbir kesimini dışlamadan, onların çıkarları doğrultusunda mücadelesini sürdürmeye kararlıdır. Bugün bizim mücadelemizi karalamak isteyenlere söylenecek tek söz “Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz!” olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yurttaşlar fatura ve vergi ödemelerini geciktirdiğinde çeşitli oranlarda “gecikme cezası” uygulayan hükümet, kamu emekçilerinin ücret artışlarının gecikme süresini dikkate alarak, olağan ücret artışının yanı sıra tüm kamu emekçilerine “gecikme zammı” yapmalı, 4688 sayılı yasada yapılması düşünülen değişikliklere ilişkin önerilerimizi mutlaka dikkate alarak, grevli toplu sözleşme hakkımızın önündeki bütün engelleri kaldırmalıdır. Konfederasyonumuz ve bağlı sendikalarımıza yönelik baskılar son bulmalı, gözaltına alınan arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YAŞASIN KESK!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p align="center"><strong>Gökhan TOP</strong></p>
<p align="center"><strong>Kesk Dönem Sözcüsü</strong></p>
<p align="center"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040562.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1786" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040562.jpg" alt="" width="1920" height="1080" /></a></p>
<p align="center"><strong>SES Şube Sekreteri</strong></p>

<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-213' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040560-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-214' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040561-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-215' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040562-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-216' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040563-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-217' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040564-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-218' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040565-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-219' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040566-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-220' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040567-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-221' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040568-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-222' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040569-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-223' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040570-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-224' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040571-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-225' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040572-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-226' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040573-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-227' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040574-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-228' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040575-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/attachment/olympus-digital-camera-229' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/P4040576-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>

<p align="center"><strong></strong> </p>
<p align="center"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/degerli-basin-emekcileri-6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ACI ÇEKMEK</title>
		<link>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/aci-cekmek</link>
		<comments>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/aci-cekmek#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 13:09:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleegitimsen.org/?p=1774</guid>
		<description><![CDATA[              Tamda Eğitim-Sen Genel Merkezi Kadın Sekreterliğinin Kadın Eğitimcilerin Eğitimi Programının ilk bölümüne katılıp geldiğimde Arkadaşımın Çanakkale Olay Gazetesinde yazdığı yazı ve kendi özel yaşamımda karşılaştığım haksızlıklar  bu yazıyı yazma cesaretini göstermemi sağladı.Kadın gözüyle, kadın sözüyle bir de benden dinleyin istedim.Akademisyene ‘sus’ diyebilir misiniz? Eee akademisyene olmasa/olamasa karısına diyorlar.                 Savaşların, krizlerin, afetlerin, dertlerin  yükünü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;" align="center">              Tamda Eğitim-Sen Genel Merkezi Kadın Sekreterliğinin Kadın Eğitimcilerin Eğitimi Programının ilk bölümüne katılıp geldiğimde Arkadaşımın Çanakkale Olay Gazetesinde yazdığı yazı ve kendi özel yaşamımda karşılaştığım haksızlıklar  bu yazıyı yazma cesaretini göstermemi sağladı.Kadın gözüyle, kadın sözüyle bir de benden dinleyin istedim.Akademisyene ‘sus’ diyebilir misiniz? Eee akademisyene olmasa/olamasa karısına diyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">                Savaşların, krizlerin, afetlerin, dertlerin  yükünü beraber çekeriz çekmesine de, kadınlar iki katı belki üç,belki on üç katı fazla çekerler. Kocasını susturmak için de 90 km öteye kazanılmış davaları olmasına rağmen gitmek zorunda bırakılırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">               Filiz’in ilk hedef olduğu an öğrencilerin yemek zamlarıyla ilgili bir protestosunda ÇOMÜ  haber adlı bir sitede flaş olarak yayınlanan fotoğrafları oldu. Onunla beraber başka bir arkadaşımızda vardı. Ogün oraya derste olduğum için yetişememiştim. Orada olmayı çok isterdim! Arkadaşlarımız yasal yollara baş vurarak davalarını kazandılar.O andan sonraki süreç  arkadaşımızın tayininin bir ilçeye çıkartılması oldu.Alt metni açıklama çabasına gerek yok sanırım. Kadınlar kocaları susturulsun diye de cezalandırılıyor olabilir mi acaba?</p>
<p style="text-align: justify;">             Ah ne kadar da benzeriz bir birimize acılarımız, sıkıntılarımız, umutsuzluklarımız çoğu kez bizim doğrudan neden olmadığımız olaylardan beslenir, çoğalır. Birimizin umudu işin de yaşadıklarından kırılmıştır, birimizin umudu özel yaşamındaki nedenlerden. Nasıl mı? Anlatayım artık: Üniversite okuyan iki güzel çocuğum var; hiç üzmek istemediğim, gözlerinin içine baktığımda beni benden alan. Sevgi ve emekle birey olmalarına katkıda bulunabilmek için çırpındığım. Yaşadığım ayrılık sürecinden sonra tekrar yeni bir yaşam kurma çabamı baltalamak, başarısızlığa dönüştürmek için maddi ve manevi olarak yapayalnız bırakılmam  da benim acım. Filiz gibi, Ayşe gibi, Güldünya gibi. Toplumsal cinsiyetimin bana getirdiği diretmelere canım pahasına da olsa direnmeye devam etmem se kendimle gurur duyduğum nokta.</p>
<p style="text-align: justify;">             Ne kadar da benziyoruz değil mi, birimiz kocasından dolayı işinde, birimiz özel yaşamında, bir diğerimiz toplumda acı çekerek yaşamak zorunda bırakılıyoruz ya da öldürülüyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Acı : Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Böyle tanımlıyor Türk Dil Kurumu. Acı ortak, dış etkenler farklı. Ne değişir ki?</p>
<p style="text-align: justify;">            Bugün KESK Kadın Sekreterimiz başta olmak üzere SES, TÜMBEL-SEN Kadın sekreterleri ve 15 üye ve yöneticimiz 2009 yılına ait bir soruşturma kapsamında evlerine yapılan polis baskını ile içeri alınmışlardır. Acı çekmiyorlar mıdır? Üzgün değiller midir? Nedeni nedir? Nedeni 28-29 Ocak 2012 tarihinde KESK Kadın Meclisinin almış olduğu kararlar olabilir mi? (8 Mart’ın  resmi tatil ilan edilmesi için hizmet üretmeyerek alanlara çıkma çağrısı)</p>
<p style="text-align: justify;">İyi de alanlara çıkmazsak nereye çıkacağız? Yoksa evlerimizde oturup üç çocuk yapmak için fanteziler mi üreteceğiz, birine ikisine bakamazken?</p>
<p style="text-align: justify;">             Tüm Çanakkale’ de yaşayan kadınlara ve eşitliği yüreğinde hisseden erkeklere sesleniyorum,</p>
<p style="text-align: justify;">İnadına alanlardayız 8 Martta. Beraber olalım eşitlik için, yarınlarımızın ışığı için.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p align="center">Özlem ERGUN AÇANAL</p>
<p align="center">Eğitim-Sen Ç.kale Şube Kadın ve Eğitim Sekreteri</p>
<p align="center"> </p>
<p align="center"><a href="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/UMUT.bmp"><img class="aligncenter size-full wp-image-1775" title="UMUT" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/UMUT.bmp" alt="" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/aci-cekmek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayna.</title>
		<link>http://www.canakkaleegitimsen.org/basinda-biz/ayna</link>
		<comments>http://www.canakkaleegitimsen.org/basinda-biz/ayna#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 13:06:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleegitimsen.org/?p=1771</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar ile sohbetler sırasında çok sık kullanılan “Halk anlamıyor” diye bir kavram var ve ben buna katılmıyorum. Öncelikle tartışılması gereken bir konu kim bu halk? Sanki bizden öte ve daha anlayışsız, bilgisiz birileri halkı oluşturuyor ve biz onların bizi anlaması için uğraşmamız gerekiyor. Yaşamımda dağda çobanlık, uzun yolda TIR şoförlüğü, köyde çiftçilik, gecekonduda öğrencilik, sınıfta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;">Arkadaşlar ile sohbetler sırasında çok sık kullanılan<strong> “Halk anlamıyor”</strong> diye bir kavram var ve ben buna katılmıyorum. Öncelikle tartışılması gereken bir konu kim bu<strong> halk?</strong> Sanki bizden öte ve daha anlayışsız, bilgisiz birileri halkı oluşturuyor ve biz onların bizi anlaması için uğraşmamız gerekiyor.<br />
Yaşamımda dağda çobanlık, uzun yolda TIR şoförlüğü, köyde çiftçilik, gecekonduda öğrencilik, sınıfta öğretmenlik, toplumsal mücadelede sivil toplum gönüllüsü ve sendikacılık, üniversitede bilim insanlığı, ulusal ve uluslararası toplantılarda bilimsel sunum, siyasi ortamlarda düşünce paylaşımı gibi pek çok şey yaşadım. Kendimde gördüğüm bir eksik (!) parasıyla para kazanan kapitalist ve/veya emperyalist/sömürücü hiç olmadım. Deneyimimi oluşturan yaşam şekilleri halkın yaklaşık %95’ini ve hatta fazlasını oluşturuyordur. O halde ben %95 oranında halkım ve kendimi anlayabilirim/anlatabilirim. Halkın olamadığım %05’lik kısmı da eksik kalsın. <strong>Halk</strong>ın işine geldiğinde en karmaşık konuları bile anlayarak Nasrettin Hoca’ya <strong>“Bindiğin dalı kesiyorsun”</strong> dedirttiğini ve biz bilim insanlarının çalışmalarımızda bu doğanın korunması gerçeğini halktan yüzyıllarca anlayabildiğimizi biliyorum. Bazı durumlarda da halk anlamak istemedikten sonra yaşamının sona ermesine neden olacak gerçekleri de anlamaz/anlamazlıktan gelir. Bu durumda yapılacak gerekli mücadeleyi yılmadan devam ettirmek ve fakat halkın<strong> “burnunun sürtülerek”</strong> anlaması için zaman tanımaktır.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;"><strong>Halk biliyor:<br />
</strong>Devletin/kamunun bütün malları satılıyor.<br />
Pek çok kişi toplumu soyuyor.<br />
Hırsızlık marifet haline gelmiş durumda.<br />
Yoksul ve yetim hakkı yeniyor.<br />
Topluma parasız, bilimsel, laik, fırsat eşitliği olan eğitim fırsatı sunulmuyor.<br />
Eğitim konusunu özetleyelim; artık benim gibi köy çocukları okuyamayacak.<br />
Çocuklarımız işsiz.<br />
Hastaneler paralı oldu sıra eğitim kurumlarında.<br />
Sağlık hizmetinden paran kadar yararlanabileceksin.<br />
Eğitim hizmetinden paran kadar yararlanabileceksin.<br />
İnsanların inançları sömürülüyor ve insanları sömürmek için inançlar kullanılıyor.<br />
İnsanların milliyetleri sömürülüyor ve insanları sömürmek için etnik kökenleri/aidiyetleri kullanılıyor.<br />
İşini iyi yapamayanlar <strong>“sap ile samanı karıştırarak”</strong> gerekli gereksiz her yerde inanç ve etnik köken kavramını kullanarak kendi becerisizliklerini perdelemeye çalışıyor.<br />
İleri/çağdaş düşünceli olduklarını iddia edenler dahi tutucu olabiliyor.<br />
En aydın görünenler dahi dedikodudan yarar umduklarını ve düşüncelerini açıkça söyleyebilecek güçleri yok.<br />
Çalışmayı sevmiyor/tembellik hoşuna gidiyor.<br />
Sorgulamaktan korkuyor, çünkü değişimden korkuyor. Oysa doğa devamlı değişiyor ve değişimin yönünün gelişme yönünde olması için emek verilmesi gerekiyor.<br />
<strong>…………………………………….. ve halk bütün bunları yapanın kendisi/vekili/aracısı …….. olduğunu biliyor.</strong></div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">İşte ben bu nedenle sohbetler sırasında, öncelikle “el alem/halk ne der” kaygısının bir tarafa bırakılması gerektiğini söylüyorum. Çünkü <strong>halk eleştirdiği her şeyi aslında kendisinin de yaptığını biliyor. </strong></div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">Bütün bu yazdıklarımdan hareketle <strong>ayna</strong> ile sohbetimiz sırasında <strong>“Eğer her yerde ve kişiye karşı evet bunu ben yaptım diyebiliyorsan her istediğini yap”</strong> diyorum. Bu davranış şeklini çok seviyorum çünkü en önemli kazancın <strong>“kendin”</strong> oluyorsun. Bu ifade hiç hata yapmıyorum anlamına gelmiyor tabi ki. Hata yaptığımı fark ettiğimde düzeltmeye çalışıyorum. Başkası bana hata yaptığımı söylüyorsa yaptığım her şeyi tekrar soğruluyorum ve hata yapmışsam özür diliyorum. Pek çok kişi utana sıkıla, korkarak konuşurken ve hatta konuşmasında kendi düşündüklerini değil birisinin söylemesini istediğini söylemeye çalışırken yaşamının işkence haline getiriyor. Oysa yaşamaya çalıştığım ve önerdiğim tarzda insanlık tarihi önde hesap verebilecek gücünüz var.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">Bu aşamaya kadar çizmeye çalıştığım yaşam tarzının birilerini rahatsız ettiğini söyleyenler oluyor. <strong>İşte en fazla bundan keyif alıyorum.</strong> Yaptıklarımdan, yanlış yapmam nedeniyle rahatsız olanlar gelir bana hesabını sorarlar ve eğer yanlış yapmışsam <strong>düzeltme şansım</strong> olur. Fakat eğer, doğru olanı yapma çabam nedeniyle rahatsız oluyorlarsa tam da istediğimde bu zaten. Çünkü ben halkım ve iyi ya da kötü tarafımla yüzleşip <strong>iyi/güzel/doğru/sevgi/dayanışma/paylaşım</strong> için emek verecek gücüm var.</div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;"><strong>Haydi, aynaya bakın ve kendinizle hesaplaşın. Sahip olmak için mi yoksa olmak için mi uğraş veriyorsunuz?</strong></div>
<div><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/telat_koc1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1772" title="telat_koc" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/telat_koc1.jpg" alt="" width="380" height="133" /></a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleegitimsen.org/basinda-biz/ayna/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözaltındaki Arkadaşlarımız Derhal Serbest Bırakılsın!</title>
		<link>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/gozaltindaki-arkadaslarimiz-derhal-serbest-birakilsin</link>
		<comments>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/gozaltindaki-arkadaslarimiz-derhal-serbest-birakilsin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 10:03:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emek Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleegitimsen.org/?p=1767</guid>
		<description><![CDATA[Konfederasyonumuz KESK’in ve bağlı sendikaların mücadele ivmesini artırdığı bu günlerde, AKP iktidarının baskı politikaları da hız kesmeden sürmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki toplumu ve muhalif kesimlerini hedefine alan bu politikalar AKP’nin, emekçilerin giderek genişleyen fiili meşru mücadelesinden duyduğu korkunun bir uzantısıdır.   Bugün sabah erken saatlerde aralarında KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, KESK eski Kadın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;" align="center">Konfederasyonumuz KESK’in ve bağlı sendikaların mücadele ivmesini artırdığı bu günlerde, AKP iktidarının baskı politikaları da hız kesmeden sürmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki toplumu ve muhalif kesimlerini hedefine alan bu politikalar AKP’nin, emekçilerin giderek genişleyen fiili meşru mücadelesinden duyduğu korkunun bir uzantısıdır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="right"> </p>
<p style="text-align: justify;">Bugün sabah erken saatlerde aralarında KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, SES Merkez Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun ve Tüm Bel Sen Merkez Kadın Sekreteri Güler Elveren’in de bulunduğu toplam 15 üye ve yöneticimiz evlerine yapılan polis baskını ile gözaltına alınmıştır. Ayrıca Konfederasyonumuz ve bazı sendikalarımızın genel merkezlerinde de arama yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">2009 yılına ait bir soruşturma kapsamında yürütülen bu operasyonun nedeni, şüphesiz KESK’li kadınların, yaklaşan 8 Mart öncesinde yürüttüğü ve önümüzdeki sürece ilişkin oluşturdukları mücadele programıdır. Söz konusu baskı ve yıldırma politikalarının hedefinde, tek tip sendika yasasına karşı KESK’in yürüttüğü mücadele ve 28-29 Ocak 2012 tarihinde KESK Kadın Meclisi’nin almış olduğu kararların bulunduğu açıktır. KESK Kadın Meclisi;</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>8 Mart’ın resmi tatil ilan edilmesi için hizmet üretmeyerek alanlara çıkmaya,</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Kadının adının ve kendinin silindiği Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kaldırılarak Kadın ve Eşitlik Bakanlığının kurulması için çalışma yürütmeye,</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Anayasa tartışmalarına kadın bakış açısıyla müdahil olunmasına, sempozyum düzenlenmesine,</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Yapılan tüm yasa ve düzenlemelerin kadın açısından değerlendirilip teşhir edilmesine,</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Emek ve meslek örgütlerinden kadınlarla, bağımsız kadın örgütleriyle, siyasal alanda mücadele yürüten kadınlarla, bir heyet oluşturarak en kısa zamanda, “Katliamı unutmadık, unutturmayacağız, takipçisiyiz” mesajıyla Uludere Roboski‘ye kadınların acılarını paylaşmak için hem taziye hem de dayanışma ve barış talebiyle ziyarette bulunulmasına; “34 can için 34 fidan” dikilmesine,</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, mobbinge karşı sendikada, işyerlerinde ve yaşamın her alanında mücadele geliştirmeye, başta cezaevlerinde tutuklu bulunan KESK’li kadınların davaları olmak üzere davalara müdahil olup, kadınlarla dayanışmaya, </li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">karar vermiştir. Dolayısıyla polis operasyonunun bu kararların ardından yapılması manidar bir gelişmedir. Ancak bilinmelidir ki AKP’nin yandaşı olmadan, hakikati dile getirmekten bir an olsun vazgeçmeden yürüttüğümüz mücadelemizde; şiddete karşı barışın sesini yükseltmekten, emekçilerin haklarına sahip çıkmaktan ve eşit, özgür, demokratik bir Türkiye talebini ifade etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Tamamıyla keyfi olarak yürütülen bu gözaltılarla onurlu mücadelemizi sindirebileceğini sananlar büyük bir yanılgı içerisindedirler.  AKP’nin büyük baskı ve gözaltı düzenine karşı onurlu ve kararlı duruşumuzdan bir an olsun vazgeçmeyeceğimiz; emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve barışın mücadelecisi olacağımız bilinmelidir. Eğitim Sen olarak, gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmalarını istiyor ve yaratılan gözaltı terörünü kınıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Telat KOÇ</p>
<p style="text-align: justify;">Şube Başkanı</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/KESK-21.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1768" title="KESK (2)" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/KESK-21.jpg" alt="" width="567" height="425" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/gozaltindaki-arkadaslarimiz-derhal-serbest-birakilsin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üniversitelerde 12 Eylül Zihniyeti, 1985 Tarihli Öğrenci Disiplin Yönetmeliği İle Devam Ediyor!</title>
		<link>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/universitelerde-12-eylul-zihniyeti-1985-tarihli-ogrenci-disiplin-yonetmeligi-ile-devam-ediyor</link>
		<comments>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/universitelerde-12-eylul-zihniyeti-1985-tarihli-ogrenci-disiplin-yonetmeligi-ile-devam-ediyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 10:42:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emek Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kesk]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleegitimsen.org/?p=1763</guid>
		<description><![CDATA[AKP’ye, dolayısıyla devlete muhalefet etmenin biçimi ne olursa olsun, kendinde suç sayıldığı bir dönemden geçmekteyiz. Bir taraftan demokrasi nidaları yükselirken diğer taraftan sendikacılar, akademisyenler, öğrenciler, gazeteciler ve yazarlar, kısaca toplumun muhalif kesimleri cezaevlerine gönderilmektedir. Bu tablo içerisinde toplumsal muhalefetin önemli bir parçası olan gençlerimizin yaşadığı sorunların üzeri örtülmek istenmektedir. Çünkü söz konusu örtünün altında, bugün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;" align="center">AKP’ye, dolayısıyla devlete muhalefet etmenin biçimi ne olursa olsun, kendinde suç sayıldığı bir dönemden geçmekteyiz. Bir taraftan demokrasi nidaları yükselirken diğer taraftan sendikacılar, akademisyenler, öğrenciler, gazeteciler ve yazarlar, kısaca toplumun muhalif kesimleri cezaevlerine gönderilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu tablo içerisinde toplumsal muhalefetin önemli bir parçası olan gençlerimizin yaşadığı sorunların üzeri örtülmek istenmektedir. Çünkü söz konusu örtünün altında, bugün hesaplanıldığı iddia edilen 12 Eylül zihniyeti, tüm tazeliği ile varlığını sürdürmektedir. Her ilde üniversite açmakla övünen AKP, bu üniversiteler aracılığıyla her ile 12 Eylül’ü taşımıştır.  13.01.1985 tarihli “Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği” ile üniversite öğrencilerini kuşatan otoriterliğin boyutları, her gün yeni biçimde karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Öğrencileri hedef alan keyfi gözaltı ve tutuklamalar, üniversitelere eğitim hakkını engelleyecek biçimde yansımaktadır. Atılan sloganlardan, sanal ortamdaki paylaşımlara; etnik kimliğinden, evindeki kitaplarına kadar birçok şey öğrencilerin eğitim hakkını engellemek için siyasi amaçlar doğrultusunda ve keyfi biçimde kullanılmaktadır. Polis, yargı ve üniversite işbirliği içerisinde yürütülen bu süreç kabul edilebilir değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sayıları 500’ü aşan tutuklu öğrencilerin durumu ve trajikomik gerekçelerle her geçen gün öğrencilere açılan soruşturmalarla verilen cezalar, Başbakan’ın yetiştirmek istediği “dindar gençlik” için “ayrık otlarının” nasıl temizlenmek istendiğini göstermektedir. Temel hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırılmasına kadar giden bu süreçte YÖK’ün ve “Öğrenci Disiplin Yönetmeliği”nin halen yürürlükte olması, AKP’nin üniversite bahsinde 12 Eylül askeri darbesinin ürünlerinden bolca faydalanmak istediğini göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğitim Sen olarak, tek tip vatandaş yaratmak isteyen, kendisine muhalif tüm kesimleri düşmanlaştıran, üniversiteleri sadece ticarethane olarak görmek isteyen, kısaca kendisine dikensiz gül bahçesi yaratmak isteyen AKP’yi uyarıyoruz! Bilinmelidir ki sendikamız gençlerimizi bu faşizan ortamda yalnız bırakmayacak, mücadelelerinde her zaman yanlarında olacaktır. Bir kez daha altını çizerek ifade ediyoruz ki 12 Eylül askeri darbesi ürünü YÖK ve 1985 tarihli “Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği” derhal kaldırılmalıdır.</p>
<h2 style="text-align: justify;">AKP’den Üniversitelere “Hadi Beni Övün”</h2>
<p style="text-align: justify;">AKP, üniversitelere gönderdiği bir yazı ile akademisyenleri “AK Kütüphane Sosyal Bilimler Teşvik Ödülü” kapsamında kendi politikalarını incelemeye çağırmış ve beğenilen “bilimsel” çalışmanın ödüllendirileceğini duyurmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">29 Aralık 2011 tarihli ve AKP Ankara milletvekili Reha Denemeç imzası taşıyan yazı, AKP’nin üniversitelerimize yönelik çarpık bakış açısını açıkça yansıtmaktadır. Öyle ki ilgili yazının içeriği akademisyenlere ve üniversite yönetimlerine talimat verir niteliktedir. Yazının son kısmında, “…öğrencilerinize ve öğretim elemanlarınıza ‘AK Kütüphane Sosyal Bilimler Teşvik Ödülü’ duyurusunun yapılmasını ve afişin öğrencilerinizin görebileceği bir yere asılması hususunu bilgilerinize sunarız.” denilerek, neresinden bakılsa “parti-devlet birliği”ni çağrıştıran bir talimat verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ismarlanmak istenenin, AKP’yi “en çok öven” çalışma olduğuna şüphe yoktur. Öyle ki, kendisi gibi düşünmeyen herkesi hedef haline getiren AKP’nin eleştiriye tahammülü olmadığı bilinmektedir. Akademik faaliyetlerinden dolayı cezaevinde bulunan akademisyenlerin varlığı bunun en açık göstergesidir. Bu atmosfer altında ödüllendirilecek söz konusu çalışmaların niteliğinin, kaçınılmaz olarak “güzelleme” olacağı açıktır. Örneğin güvencesiz istihdam edilen 50/d’li bir araştırma görevlisinin, AKP’nin politikalarını eleştiren bir çalışmanın altına imza atması, ilerde karşılaşabileceği işsizlik tehdidinden dolayı mümkün değildir. Genel hatlarıyla baktığımızda, kendisine güzelleme yapacak bilimsel çalışmalar beklediği üniversitelerde yaşanan sorunlar şunlardır:  </p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Üniversitede gerçeği arama ve ifade etme özgürlüğü yok edilmek istenmektedir. Üniversitelerde öğrenciler başta olmak üzere tüm asli bileşenler üzerinde yoğun bir baskı ve sindirme politikası yürütülmektedir. Bu kapsamda 12 Eylül ürünü mevcut öğrenci ve memur disiplin yönetmelikleri halen varlığını sürdürmektedir.</li>
<li>Öğrenci ve mezunların müşterileştirilmesi projesi olan “Bologna Süreci” Türkiye’nin bütün üniversitelerinde hızla ilerlemektedir.</li>
<li>Üniversite özerkliği, akademik özgürlük ve demokratik katılım sağlamak gibi iddialarla ortaya çıkılan bu süreçte, bu kavramların içi boşaltılarak içerdiği anlamlar ortadan kaldırılmıştır. </li>
<li>Yeni açılan üniversiteler üzerinden ciddi bir siyasal kadrolaşma politikası yürütülmektedir. Bugün birçok üniversite yönetiminin farklı cemaat/tarikatlar arasında paylaşıldığı birçok kimse tarafından açıkça dillendirilmektedir.</li>
<li>Üniversitelerde akademik kadroların dağıtımında, keyfi ve ayrımcılık içeren uygulamalar giderek yaygınlaşmaktadır.</li>
<li>Üniversitelerde sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda yaşanan dönüşüme paralel olarak araştırma görevlilerinin istihdam edilme biçimleri çeşitlenmiş ve esnekleştirilmiştir. Farklı adlar altında (50/d, 33/a, ÖYP, 35, teachingasistant) aynı işi yapan, kamuda ve vakıf üniversitelerinde çalışan araştırma görevlileri iş güvencesinden yoksun durumdadır. </li>
<li>Türkiye üniversiteleri, yaşattıkları kültür bakımından çok kültürlü ve çok dilli Anadolu coğrafyasının renklerini yansıtmamaktadır. Temel insan haklarından olan anadilinde eğitim üniversitelerde özgür bir biçimde tartışılmamaktadır.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">12 Eylül ürünü YÖK ile üniversitelerin üzerindeki baskısını her geçen gün daha fazla artıran ve polisiye yöntemlerle akademik çalışmaları engelleyen AKP, bilimsel faaliyetleri destekliyormuş görüntüsüyle ikili oynamaktadır. Eğer AKP hükümeti, politikalarının eleştirilmesini, kendisine bir ayna tutulmasını istiyorsa, sendikamızın eğitim ve yükseköğretim  politikaları kapsamında hazırladığı raporlara <strong>www.egitimsen.org.tr</strong> adresinden ulaşabilir. </p>
<p align="center">Çanakkale Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası</p>
<p align="center">Yürütme Kurulu</p>
<p align="center"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/t.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1764" title="t" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/t.jpg" alt="" width="463" height="309" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/universitelerde-12-eylul-zihniyeti-1985-tarihli-ogrenci-disiplin-yonetmeligi-ile-devam-ediyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fatih Projesi’ndeki Hukuksuzluklara Sessiz Kalmayacağız!</title>
		<link>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/fatih-projesi%e2%80%99ndeki-hukuksuzluklara-sessiz-kalmayacagiz</link>
		<comments>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/fatih-projesi%e2%80%99ndeki-hukuksuzluklara-sessiz-kalmayacagiz#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 08:47:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emek Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleegitimsen.org/?p=1759</guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği üzere bu dönem 17 il 52 okulda pilot olarak uygulanmaya başlanan Fatih Projesi, eğitim bilimsel açıdan herhangi bir değerlendirilme ve proje ile ilgili süreçler konusunda kamuoyu bilgilendirmesi yapılmaksızın gündeme getirilmişti. Öncelikle belirtmek gerekir ki öğrencilerimizin yaşadıkları dünyadaki gelişmeleri bilerek, bu gelişmeler ile kendilerini geliştirebileceği bir eğitim alması, eğitim ile teknoloji bağının kurulması kuşkusuz önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p style="text-align: justify;">Bilindiği üzere bu dönem 17 il 52 okulda pilot olarak uygulanmaya başlanan Fatih Projesi, eğitim bilimsel açıdan herhangi bir değerlendirilme ve proje ile ilgili süreçler konusunda kamuoyu bilgilendirmesi yapılmaksızın gündeme getirilmişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle belirtmek gerekir ki öğrencilerimizin yaşadıkları dünyadaki gelişmeleri bilerek, bu gelişmeler ile kendilerini geliştirebileceği bir eğitim alması, eğitim ile teknoloji bağının kurulması kuşkusuz önemli ve gereklidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak proje, eğitim alanında yaşanan sorunların çözümü için hiçbir adım atılmamışken, bütçe yetersizliği nedeniyle bu sorunların çözülemediği dile getirilirken gündeme getirilmiş ve eğitim ile teknoloji bağını güçlendirmenin dışında bir amacı olduğu yönünde şüpheleri beraberinde getirmişti. Nitekim proje kapsamında okullara yerleştirilen/yerleştirilecek “akıllı tahta”lar için açılan ihale sürecinin işleyişi, bu şüpheleri doğrular nitelikteydi.</p>
<p style="text-align: justify;">Z-kitapların incelenme süreci ise TTKB Öğretim Materyalleri Geliştirme İnceleme Merkezi Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmiş ve bugün TTKB’de incelemesi yapılan, hibe olarak verildiği söylenen zenginleştirilmiş kitap içeriklerindeki bölümler daha önceki yıllarda TTKB tarafından incelemesi yapılmış ve onay alamamış olan CD’lerdir. Ayrıca kitapların ve kitaplardaki bölümlerin nasıl zenginleştirileceği, ne oranda zenginleştirileceği konuları ve kriter hazırlama süreçleri de eğitim bilimsel açıdan bu işlemin öğrenciye sağlayacağı katkılar tartışılmadan, değerlendirilmeden yapılan zenginleştirme işlemi, uygulamanın eğitim bilime ve hukuka aykırı işlemesine neden olan etkenlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sendikamız Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı’nda kullanılacak e-içerik (elektronik içerik) ve z-kitap (zenginleştirilmiş kitap) Hazırlama ve İnceleme Kriterlerinin kullanılmasına ilişkin 5.10.2011 gün ve 6895 sayılı işleminin iptali ve öncelikle yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay’a dava açmıştır. Dava konusu işlemle kabul edilen kriterler 31.12.2009 gün ve 27449 (4. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan biçimde belirlenmiştir. E-içerik ve z-kitap Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2011-2012 Eğitim-Öğretim İkinci Yarıyıl’da pilot uygulama olarak bazı illerde belirli okullarda dağıtılacağı duyurulan tablet bilgisayarlarda kullanılacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">E-içerik öğretim programına uygun ses, video, animasyon gibi çoklu ortam bileşenleri ile zenginleştirilmiş, çevrimiçi ya da çevrimdışı kullanılabilen, öğrenenle etkileşimli ya da etkileşimsiz olarak kurulabilen dersi destekleyici bilgisayar tabanlı içeriklerdir. Z-kitap ise Milli Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu’nca onaylanarak okutulan ders kitaplarının; öğretim programları esas alınarak animasyon video, ses, fotoğraf, harita, grafik, tablo, simülasyon vb. ögelerle etkileşimli hale getirilmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Telat KOÇ</p>
<p style="text-align: justify;">Şube Başkanı</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/images.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1760" title="images" src="http://www.canakkaleegitimsen.org/wp-content/uploads/2012/02/images.jpg" alt="" width="266" height="189" /></a></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleegitimsen.org/guncel/fatih-projesi%e2%80%99ndeki-hukuksuzluklara-sessiz-kalmayacagiz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

