Basına ve Kamuoyuna;

Değerli Basın Emekçileri; Hükümetin, “zorunlu” ifadesinin olumsuz etkisi nedeniyle “otomatik katılım” diyerek hayata geçirmeye çalıştığı sistemde, 45 yaş altında bulunan tüm ücretliler bir anlamda “zorunlu tasarruf” yapmaya zorlanırken, on yıl içinde 100 milyar TL’lik bir kaynak yaratılması hedeflenen Bireysel Emeklilik Sistemi, bildiğiniz üzere 01.01.2017 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. İlk aşamada bin ve üzeri çalışanı olan özel sektör 1 Ocak 2017'de, memurlar (genel ve özel bütçeli idareler) ve 250-1000 çalışanı bulunan özel sektör 1 Nisan 2017'de sisteme geçecek. 100 ile 249 çalışanı olan özel sektör 1 Temmuz 2017'de, mahalli idareler ve KİT'ler ise 1 Ocak 2018'den itibaren sisteme dahil olacak. Öte yandan özel sektörde faaliyet gösteren, 10-49 çalışanı olanlar işverenler aracılığıyla 1 Temmuz 2018'den itibaren, 5-9 çalışanı olanlar da 1 Ocak 2019'dan itibaren sisteme girecektir ve14 milyon çalışanı kapsayacaktır.Emekçilere sorulmadan, sendikaların karşı çıkmasına rağmen AKP iktidarı BES'ni hayata geçirmiştir. Bireysel Emeklilik Sistemi Hükümetin söylemine göre; tasarruf oranlarını arttırmak, tasarruf yapmayan, tüketen halkın, emekçilerin tasarrufa yönlendirilmesi için atılan bir adımdır. Emekçilerle dalga geçmek için söylenebilecek bu aymazca açıklamalara bakarsak biz emekçiler tasarruf yapmayan, kazandığını bugün tüketenler olarak lanse ediliyoruz. Açlık sınırı 1.432 TL olan ülkemizde, 1.404 TL asgari ücret alan emekçi nasıl tasarruf edebilir. Açlık ve yoksullukla terbiye edilmeye çalışılan, sözleşmeli, esnek, kuralsız çalıştırılan, hak arayanların terörist ilan edildiği, grevlerin ertelendiği, yandaş sendikalar eliyle emekçilerin %3 lük komik zamlara mahkum edildiği koşullarda biz emekçiler nasıl tasarruf yapabiliriz. Bizlere ay sonunu getirebilmenin hesabını ve tasarrufu öğreteceklermiş. Tasarruf yapmayı taşeronlara, müteahhitlere, sermayeye, patronlara, kendilerine ve de sarı sendikalara öğretsinler. Bizler insanca yaşanacak bir ücreti, grevli toplu sözleşmeli bir çalışma düzeni olan, demokratik bir ülke koşullarında nasıl tasarruf yapacağımızı biliriz. Tasarruf adı altında emekçilerden kesilecek en az 60 TL ve 120 TL arasındaki bir tutar Bireysel Emeklilik Sistemine akacaktır. Burada biriken paraların ne olacağı daha trajik. BES bankaların, özel sigorta şirketlerinin ağzını sulandırmakta. Çünkü bizden kesilecek olan bu paralar özel sigorta şirketlerince kullanılacak, sermayeye peşkeş çekilecektir. Nereden mi çıkarıyoruz. Yılar evvel Konut Edindirme Yardımı, Tasarrufu Teşvik Fonu gibi fonlarda zorunlu olarak babalarımızın, annelerimizin ücretlerinden kesilen paraların nasıl hiç edildiğini, kuşa çevrilerek güç bele onlarca taksitle ödendiğini, halen bir çok emekçinin hak edişlerini alamadığını biliyoruz. O zamanın hükümetlerinin yaptıklarını eleştiren, bu fonları tasfiye etmekle övünen AKP BES ile aynı yolda yürüdüğünü göstermektedir.Yetkili sendika MEMUR SEN aracılığı ile yaptıkları toplu sözleşme sonucunda, 2017 yılı için eğitim ve bilim emekçileri %3 zama layık görülmüştür. Alınan bu zam çok gelmiş olmalı ki AKP iktidarı maaşlarımızdan, bize sorulmadan, rızamız alınmadan, sözüm ona yetkili sendikaya bile sormadan BES düzenlemesiyle tüm çalışanlardan %3 kesinti yapacaktır. Hatta bu kesinti miktarını Bakanlar Kurulu iki katına kadar yükseltebilecektir. On yıl BES te kalan çalışanlara devlet, aylık katkı payının yüzde 25'i destekte bulunacak. Ayrıca cayma hakkını kullanmayanlara bir kereye mahsus olmak üzere bin lira destek verilecek. En az 10 yıl sistemde kalıp birikimlerini maaş olarak almak isteyenlere devlet toplam birikimin yüzde 5'i kadar bir katkı daha verecek. Fakat ilk üç yıl içinde ayrılanlara devlet katkısı verilmeyecek. Biz emekçilere her toplu sözleşme dönemi ülke gerçekliğinden, kaynak yetersizliğinden dem vuran AKP sıra özel sigorta şirketlerine kaynak aktarmaya gelince nedense kesenin ağzını açmakta. Devlet katkısı diye sigorta şirketlerine verdiğiniz bu kaynağı biz emekçilere verirseniz biz bunu nasıl tasarrufa çevireceğimizi biliriz.Çanakkale de eğitim iş kolunda 1326 eğitim emekçisinin maaşlarında 15 Nisan da BES kesintileri yapılmaya başlanacak. Ücretlerimizden isteğimiz dışında yapılacak bu kesintiler gasptır, kabul etmiyoruz. Tüm eğitim emekçilerine çağrımızdır, BES denen tuzağa düşmeyelim. İlk iki aylık kesintiden sonra sendikamızın hazırladığı dilekçelerle okullarımıza başvuralım. Kesintiler ve anapara ile birlikte yasal faiziyle talep edip bu yağma fonunu doğmadan tarihe gömelim.Daha sisteme girmeden kesintiler olmadan 13 Mart’ta Öğretmen Evinde, İl Milli Eğitim şube müdürleri tarafından, çağrı üzerine sendika temsilcilerinin katıldığı toplantıda ülkemizdeki bankalara ait hayat sigortası şirketlerinin, ilimizdeki bu kesintilere talip olduğuna tanıklık ettik. Çağrımız sadece üyelerimize değil tüm eğitim emekçilerinedir. Emeğimizin, alın terimizin peşkeş çekilmesine hayır diyelim. 15 Mayıs 2017 tarihinden sonra sistemden çıkalım. Nasıl tasarruf edeceğimize birileri karar vermesin, biz karar verelim.Eğitim Sen Çanakkale Şubesi